Delil ve Facebook

Bir delilin mahkemece kabul edilebilmesi için o delil usulsüz (hukuka aykırı) olarak yaratılmamış olmalı ve usulsüz biçimde elde edilmemelidir. Usulsüz olarak elde edilen bir delil somut olayın özelliğine göre değerlendirilebilir; usulsüz olarak yaratılan bir delilin delil olarak kabulü olanaklı değildir. Uygulamada usulsüz olarak elde edilen bir delil ancak başka delillerle de desteklendiği takdirde delil olarak değerlendirilmesi mümkündür.

HMK’ya göre:

  • İspatın konusunu tarafların üzerinde anlaşamadıkları ve uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek çekişmeli vakıalar oluşturur, bu vakıaların ispatı için delil gösterilir.
  • Taraflar, kanunda belirtilen süre ve usule uygun olarak ispat hakkına sahiptir.  Hukuka aykırı olarak elde edilmiş olan deliller, mahkeme tarafından bir vakıanın ispatında dikkate alınamaz. Kanunun belirli delillerle ispatını emrettiği hususlar, başka delillerle ispat olunamaz. Bir vakıanın ispatı için gösterilen delilin caiz olup olmadığına mahkemece karar verilir.
  • İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Diğer taraf, ispat yükünü taşıyan tarafın iddiasının doğru olmadığı hakkında delil sunabilir.
  • Kanunun belirli bir delille ispat zorunluluğunu öngörmediği hâllerde, kanunda düzenlenmemiş olan diğer delillere de başvurulabilir. -Kanuni istisnalar dışında hâkim delilleri serbestçe değerlendirir. 
      

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, usulsüz elde edildiği anlaşılan delillerin, mahkeme tarafından dikkate alınamayacağı, taraflarca sunulan delillerin elde ediliş biçiminin mahkeme tarafından re’ sen göz önüne alınması ve delilin usulsüz olarak elde edildiğinin tespit edilmesi halinde, diğer taraf bir itiraz ileri sürmese dahi mahkemece delilin caiz olmadığına karar verilerek, dosya kapsamında değerlendirilmemesi ilkesi benimsenmiştir. 

Özel hayatın gizli alanı ihlal edilerek bir delil elde edilmiş ise, nasıl ve hangi amaçla elde etmiş olursa olsun söz konusu delilin delil olarak kullanılamayacağı belirtilmiştir.

Tüm bunları değerlendirdiğimizde Facebook’tan alınan bir kaydın mahkemeler huzurunda delil olarak nitelendirilebilmesi için usulsüz olarak yaratılmamış olması, usulsüz biçimde elde edilmemiş olması ve başka delillerle de desteklenmesinin gerekmekte olduğu sonucuna varıyoruz.

Facebook’ta yazdığınız bilgilerin mahkemede aleyhinize delil olarak sunulabileceğini geçtiğimiz günlerde bir haberde görmüş olduk. Mahkeme ilişkinin meydana geldiği yer, ilişkiden sonra mağdurenin sanıkla birlikte evden çıkarken güvenlik kameralarındaki görüntülerinin durumuna bakarak, olay tarihinde 14 yaş 11 aylık olan D.K.'nın facebook'ta yaşını 3 yaş büyük göstererek sanığın kaçınılmaz bir hataya düşmesine yol açtığını söyleyerek sanığın eylemini “reşit olmayanla kendi rızasıyla ilişki” olarak değerlendirdi

Merve Kılıç