Şiddete maruz kalan kadınların yasal hakları

İstatistiklere göre, cinayete kurban giden kadınların çoğunluğu, katillerinin şiddet eylemlerine daha önce maruz kalanlar. Kadınlar psikolojik, fiziksel, ekonomik, ailevi, sosyokültürel pek çok sebeple şiddete boyun eğiyor veya eğmek zorunda bırakılıyor.

Şiddete uğrayan kadının ilk atacağı adım, 6284 sayılı kanun çerçevesinde gerekli güvenlik tedbirlerinden yararlanmak. Pek çok cinayet, boşanma davası açmış ve fakat korunmasız kadına karşı işleniyor. Çözüm ise, kadını toplumdan soyutlamaktan ziyade, tam da aksine, kadının toplumdaki yerini güçlendirmekten geçiyor. Kadına karşı işlenen cinsel suçlarda öncelikle yapılması gereken, cezaların ağırlaştırılması, cezalardaki alt ve üst sınır arasındaki makasın daraltılması , olası iyi hal indirimi uygulamasının cezanın caydırıcılık etkisini azaltmasını önlemek olmalıdır.

      

Peki şiddete maruz kalan bir kadın neler yapabilir?

  • Önce evine yakın bir karakola giderek şikayet etmesi gerekir. Karakolda şikayetin tutanağa geçmesini isteyerek, okuduktan sonra tutanağı imzalayıp mümkünse bir örneğini, değilse tarih ve numarasını alması gerekir.
  • Karakol kadını hekime gönderecektir. Bu hekim herhangi bir hekim değildir. Ya hükümet tabibi yada adli tıptandır. Oradan da bir rapor almak gerekir. 
  • Bu raporla koca aleyhine ceza davası açılması kadının şikayetine bağlıdır. Eğer kadına uygulanan şiddet uzun bir süre günlük işlerini yapmasına engel olacak bir durum yaratmışsa veya vücudunda kalıcı bir iz bırakmışsa kamu davası açılabilir ve savcı koca aleyhine dava açar. (Medeni Kanun 456 m.) 
  • Aile içinde şiddete maruz kalan kadının kocası aleyhine ceza davası açmak dışında boşanma davası açmaya, manevi tazminat istemeye, sulh hukuk mahkemesine başvurarak ayrı ikamet etmeye hakkı vardır. 
  • Ayrıca, evlilik insanların cinsel gereksinimlerinin yasalara uygun bir biçimde karşılandığı bir kurumdur. Türk Ceza Kanunun da maalesef evlilik de ırza geçme söz konusu değildir. Ancak cinsel ilişkiye zorlamak amacıyla şiddete başvurulmuşsa Yargıtay Ceza Dairesi bunun suç olduğunu kabul ediyor.
  • Kadın, kocası tarafından istemediği cinsel davranışlara zorlanması durumunda da şikayette bulunabilir. Eğer kadın istemediği cinsel davranışlara şiddet kullanarak zorlamışsa bu durum boşanma nedeni yaratabilir. Şiddet kullanıldığını ispat ederse manevi tazminat da isteyebilir. Ceza Kanunu 478. maddesine göre  “Aile etrafından birine fena muamelelerde bulunan şahıs 30 aya kadar hapis olunur.”

Kadına karşı aile içi şiddetin önlenmesi, öncelikle kadınların güçlendirilmesi ve toplumsal statülerinin yükseltilmesi, sonrasında ise aile içi şiddete neden olan olumsuz davranışların nedenlerinin ortadan kaldırılmasıyla mümkündür. Bunun ise ülkenin ekonomik, sosyal ve kültürel gelişmeyle paralel olduğu inkar edilemez. Doğru eğitim politikaları, toplumun her kesiminde cinsiyet ayrımcılığının kaldırılması, kadının iş hayatında yeterli seviyede yer edinmesi, kadının toplumda hak ettiği değeri edinmesinde ve neticede kadına karşı şiddetin azalmasında basamak olacaktır.