Hakaret Suçunun Oluşumu

İnsanlar, günümüzde hayatının her anında karşılaştığı sorunlara, bunlara yol açan insanlara hakaret ediyor, hem de aslında suç olduğunu bilmeden.Türk Ceza Kanununda 125. Maddede düzenlenen hakaret suçu, şerefe karşı suçlar kapsamındadır ve bir insanın onuruna zarar verecek bir davranış veya sövme ile şerefine saldırı olarak tanımlanır ve hakim tarafından hapis cezası veya adli para cezasına hükmedilebilir. Kişinin orada yokluğunda edilen hakaretin ispatı için ise üç şahit aranır.

Kanun maddesinde ağırlaştırıcı hal olarak kamu görevlisine karşı görevinden dolayı işlenmesi ve din ve inanç değerlerine saldırı hallerine değinilmiştir. Ayrıca alenen işlenmesi de nitelikli haldir, dolayısıyla cezayı artırır.



Hakaret suçu hükmü dar yorumlanmalıdır, geniş yorumlanması halinde birçok kişi cezaya çarptırılabilecektir. Yargıtay kararlarına bakıldığında özellikle kamu görevlisine karşı işlenen hakaret suçunda oldukça geniş bir pencereden bakıldığı, eleştiriyle hakaretin sınırının belirsizleştiği görülebilir. Bir hastanın doktora sen işini iyi yapamıyorsun, iyi doktor değilsin demesi Yargıtay tarafından hakaret sayılmaktadır. Bunun nedeni, doktorun onurunun zedelendiğinin kabul edilmesidir.

Bunun yanı sıra, ‘lan’ kelimesinin kullanılması da Yargıtay tarafından hakaret sayılmıştır. Hakaret ile sövmenin arasındaki farktan bahsedecek olursak da hakaret; kişi, zaman, mekan, olay gibi unsurlar belli olarak aşağılamak iken sövme, genel bir söylemdir. Kişisel ya da özel değildir. Önemli olan karşı tarafın onur, şeref ve saygınlığına saldırmaya elverişli bir davranış ya da sözle hareket etmektir.

Türk hukukunda hakaret, kamu görevlisine karşı görevinden dolayı işlenmediği takdirde dava açılması mağdurun şikayetine bağlı bir suçtur ve bu suçun faili ve mağduru herkes olabilir, ancak fail ve mağdur aynı kişi olamaz. Suçun haksız bir fiile tepki olarak veya kişiler arasında karşılıklı olarak işlenmesi indirim ya da cezasızlık sebebi olarak düzenlenmiştir. Eğer hakaret suçu, kasten yaralama suçuna bir tepki olarak hakaret edilmesi sonucu oluşmuşsa da, faile ceza verilmez. 



Sonuç olarak hakaret, kanunda tanımlanmış bir suçtur ve cezası vardır. İnsanların onurlarını kırmadan ve şereflerine saygı göstererek davranılmazsa bu kişinin bahsedildiği gibi kamu görevlisi olması dışında bir durumda şikayeti olması durumunda hakaret eden kendini mahkemede bulabilir. Dolayısıyla insanlarla konuşurken, eleştirirken ve şikayetler ile memnuniyetsizlikleri dile getirirken belli bir çerçeve içinde kalınmalı ve karşı tarafın manevi varlıklarını zedelememeye özen gösterilmelidir.  


Alara Naçar