Sözleşmede Genel İşlem Koşulları

Borçlar hukukunun temelini bireysel sözleşme modeli oluşturmaktadır. Bireysel sözleşmede ''sözleşme ile kararlaştırılan her zaman adildir'' ilkesi hakimdir.

Bununla birlikte sanayi devrimi ve toplumun ekonomik yapısının değişmesiyle bankalar, sigorta şirketleri, seyahat ve taşıma işletmeleri, elektrik firmaları vb. sözleşmenin kurulmasından önce, daha sonra çok sayıda benzer sözleşmede kullanmak amacıyla tek taraflı olarak koşullar hazırlamaktadırlar. Bu tür önceden hazırlanan koşullara genel işlem koşulları adı verilir. Burada devlet, sosyal devlet ilkesi gereğince taraflar arasındaki dengesizliği ortadan kaldırmak amacıyla genel işlem koşulları altında müdahale etmektedir.


Eskiden kişi yaptığı bu standart sözleşmelerde kendine dayatılan sözleşmeyi ya kabul etmek ya da sunulan hizmeti reddetmek arasında kalıyordu. Şimdi ki duruma bakıldığında tüketici aleyhine sonuç doğurabilecek şekilde sözleşmenin niteliğine aykırı olan şartlar yazılmamış kabul edilecek, sözleşmede yer alan şartlar açık ve anlaşılır bir şekilde değilse tüketici lehine yorumlanacaktır. 

Örnek vermek gerekirse: eskiden sözleşmenin en arkasına çok küçük harflerle yazılan maddelerle tüketicinin mağdur edilmesinin önüne geçiliyor. Yalnız dikkat edilmelidir ki bu tür çift taraflı sözleşmelerde her iki tarafında tacir olması durumunda farklılıklar bulunmaktadır. Tekrardan konuya dönersek bu genel işlem koşullarının sözleşme metninde veya ekinde yer alması, kapsamı, yazı türü ve şekli, nitelendirmede önem taşımaz. Aynı amaçla düzenlenen sözleşmelerin metinlerinin özdeş olmaması, bu sözleşmelerin içerdiği hükümlerin, genel işlem koşulu sayılmasını engellemez.



Genel işlem koşulları içeren sözleşmeye veya ayrı bir sözleşmeye konulan bu koşulların her birinin tartışılarak kabul edildiğine ilişkin kayıtlar, tek başına, onları genel işlem koşulu olmaktan çıkarmaz. Genel işlem koşullarıyla ilgili hükümler, sundukları hizmetleri kanun veya yetkili makamlar tarafından verilen izinle yürütmekte olan kişi ve kuruluşların hazırladıkları sözleşmelere de, niteliklerine bakılmaksızın uygulanır. 

Karşı tarafın menfaatine aykırı genel işlem koşullarının sözleşmenin kapsamına girmesi, sözleşmenin yapılması sırasında düzenleyenin karşı tarafa, bu koşulların varlığı hakkında açıkça bilgi verip, bunların içeriğini öğrenme imkânı sağlamasına ve karşı tarafın da bu koşulları kabul etmesine bağlıdır. Aksi takdirde, genel işlem koşulları yazılmamış sayılır. Sözleşmenin niteliğine ve işin özelliğine yabancı olan genel işlem koşulları da yazılmamış sayılır. 

Ayrıca genel işlem koşullarına dürüstlük kurallarına aykırı olarak, karşı taraf aleyhine ve onun durumunu ağırlaştırıcı hükümler konamaz. Konan hükümler açık ve anlaşılır değilse imzalayan tarafın lehine yorumlanır. Değiştirme yasağı adı altında genel işlem koşullarının bulunduğu bir sözleşme hakkında düzenleyen lehine tek taraflı olarak sözleşmenin hükmünü ya da içeriğini değiştirme hakkı verilemez.



Yazılmamış sayılmanın sözleşmeye etkisi: Sözleşmenin yazılmamış sayılan genel işlem koşulları dışındaki hükümleri geçerliliğini korur. Bu durumda düzenleyen, yazılmamış sayılan koşullar olmasaydı diğer hükümlerle sözleşmeyi yapmayacak olduğunu ileri süremez. Yukarıda genel olarak genel işlem koşullarıyla hazırlanan bir sözleşmenin ne tür yaptırımları olduğuna değindik.

Eğer yararımıza bir şey olduğunu düşünüyorsak ve sadece güvensizlikten kaynaklı sözleşme yapmaktan çekiniyorsak, aslında kanunun sizi koruduğunu bilmek gerekir. Kötü niyetli hükümler ya da durumunuzu ağırlaştırıcı hükümler varsa, bunlara karşı hukuki yolları kullanabilirsiniz. Bu düzenleme yeni borçlar kanunu ile hukukumuza girmiş olup devletin sosyal ve hukuk devleti ilkesiyle bağdaşan bir düzenlemedir.


Semih Reka