Yıllık İzinlerin Kullandırıldığına Dair İşverenin İspat Yükü

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi’nin 30.04.2009 tarih 2007/41415 E. 2009/12145 K. sayılı kararı yıllık izinlerin son ücret üzerinden ödenmesi gerektiği, yıllık izinlerin kullanıldığının işveren tarafından kanıtlanması gerektiğine dair bir karardır.


Somut olayda; davacı yıllık izin,fazla mesai,fazla çalışma,genel tatil ücreti alacaklarının ödetilmesini talep etmiştir.Yerel Mahkeme davayı kısmen kabul etmiş,hüküm süresi içerisinde davalı vekilince temyiz edilerek dosya Yargıtay’ın önüne gelmiştir.
Yüksek Mahkeme öncelikle aradaki uyuşmazlığı tespit ederek, davacı işçinin kullandırılmayan izin sürelerine ait ücretlere hak kazanıp kazanmadığı noktasında toplandığı belirtmiştir.


Bilindiği gibi 4857 Sayılı İş Kanununun 59. maddesinde, iş sözleşmesinin, herhangi bir nedenle sona ermesi halinde, işçiye kullandırılmayan yıllık izin sürelerine ait ücretlerin son ücret üzerinden ödeneceği hükme bağlanmıştır.

Yıllık izin hakkının ücrete dönüşmesi için iş sözleşmesinin feshi şarttır. Bu noktada ilişkinin sona erme şeklinin ve haklı olup olmadığının önemi bulunmamaktadır.
Yıllık izinlerin kullandırıldığı noktasında ispat yükü işverene aittir. İşveren yıllık izinlerin kullandırıldığını imzalı izin defteri veya eşdeğer bir belge ile kanıtlamalıdır. Bu konuda ispat yükü üzerinde olan işveren, işçiye yemin teklif edebilir.
Somut olayda; davacı işçi 1998 ve 1999 yıllarına ait yıllık ücretli izinlerini kullanmadığını iddia ederek izin ücretinin hüküm altına alınmasını istemiştir.

Davalı işveren ise davacının iddia edilen yıllara ilişkin izinlerini kullandığını, hatta kullanmadığı 44 günlük izin alacağı karşılığının para olarak ödendiğini savunmuştur.


Yüksek Mahkeme; dosya içerisinde 1998 ve 1999 yıllarına ait davacının ismi altında imza bulunan, yetkililerce onaylı yıllık izin talep formları mevcut olup, kıdem tazminatı bordrosu ve davacı namına yazılı çek fotokopisinde ise 44 günlük izin ücreti karşılığının para olarak ödendiği görüldüğünü ancak yerel mahkemece hükme esas alınan bilirkişim raporunda söz konusu belgelerin değerlendirilmeyip, izin talep formları ve bordroya karşı davacıdan diyeceklerinin sorulmadığından bahisle eksik inceleme ile davanın kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu belirterek hükmün bozulmasına karar vermiştir.

Enes Yılmaz