Tekrar Eden Af Yasalarının, Cezanın Caydırıcılık Etkisini Azaltması Üzerine

Af kavramı, kusurlu davranış olan suçun müeyyidesinin ortadan kaldırılmasıdır. Hukukumuzda ve sosyal hayatımızda, çok kullanılan bir kavramdır.Hem kusurlu davranış ya da suç konusu davranışın iyi tanımlanması, hem buna dair müeyyidenin yani cezanın iyi hesaplanması gerekir.Aksi takdirde, suç-ceza uyumsuzluğu ya da adil olmayan sonuçlar af ihtiyacını doğurur.


Af , sık ve gereksiz kullanıldığında, suç işleyenler için işlenen suçun cezasını çekmemiş olmaları sebebiyle etkisi olmaz ,yeniden suç işlemeleri kolay olur ve suçtan zarar gören kişiler ise devletin cezalandırma gücüne inanmamaya başlayarak , ya kendileri de suçu kolaylıkla işlerler ya da kendiliğinden haklarını kendi elleriyle almaya karar verirler.
Doktrinde ,uygulamada ve siyasette affın lehine ya da aleyhine görüşler olmuştur.Suç işleyenlerin yeniden suç işleme oranları ve yine suç işleyenlerin çabuk ve yeniden toplum içine karışmalarından dolayı suçu özendirme konularının bilimsel yollarla araştırılması ve afların buna göre dikkatle çıkarılması gerekmektedir.
2013 yılında, değişik sebeplerle, genel af dillendirilmekte olduğundan, konunun önemi günümüzde daha da artmıştır. Cumhuriyet döneminde çıkarılan 50 civarındaki affın sebepleri ve sonuçları bu şekilde tartışılıp bilimsel sonuçlara vardıktan sonra, af ihtiyacının olup olmadığı belirlenmeli, aksi takdirde, siyasal söylemler veya etkili odakların yönlendirmesiyle hatalı karar verilmemelidir.

Bilimsel metotlarla hesaplanmadan yapılan sırf siyasal sebeplerle çıkarılan af suç ve ceza kavramını  hafiflemekte, cezanın caydırıcılığını kaldırmakta, suç işleyecekleri ise ceza akmayacaklarına inandıkları için suça özendirmektedir.


Enes Yılmaz