15 yıl (3600 işgünü) Dolduran Çalışanların Kıdem Tazminatı Hakkı

İş kanunun 14. cü maddesinin 1.ci fıkrasının 4.cü bendine göre iş akdinin işçi tarafından bağlı bulundukları kanunla kurulu kurum ve sandıklardan yaşlılık aylığı, emekli aylığı, malullük aylığı veya toptan ödeme almak amacıyla  feshedilmesi halinde kıdem tazminatı hakkı doğar .


Kıdem tazminatı hakkı doğabilmesi için işçinin iş akdini feshi yeterli olmayıp ayrıca aylık ve toptan ödemeye hak kazandığını ve kendisine aylık bağlanması veya toptan ödeme yapılması için Sosyal Güvenlik Kurumuna başvurduğunu belgelemesi gerekmektedir.

İşverenin kıdem tazminatı ödeme yükümlülüğü Kuruma başvuru belgesinin kendisine verildiği tarihte başlar.   İş kanunun 14. cü maddesinin 1.ci fıkrasının 5. ci bendinde ise 15 yıl sigortalılık ve 3600 gün prim günü şartlarını yaşa bakılmaksızın sağlayan çalışanların iş akdini feshetmesi halinde kıdem tazminatına hak kazanacağı düzenlenmiştir.  

Bu düzenleme sonucunda 15 yıllık sigortalılık ve 3600 gün primini dolduran ve kıdemini alan işçinin, yeni bir  işe başlaması  sorun teşkil etmektedir.
Bu durumda işveren tarafından ödenen kıdem tazminatını geri talep edilebilmek mümkün olur mu? Yeniden işe başlamak için  kıdem tazminatını alan çalışan kötü niyetli sayılır mı?  

Yargıtay 9. HD’nin   2006/2716 Esas 2006/8549 Karar, 4.4.2006 tarihli kararında hiç şüphesiz işçinin kıdem tazminatı alarak işten ayrılması halinde tekrar işe başlamasının engellenemeyeceğine ancak işçinin işten ayrıldığı anda iradesinin önem taşıdığına ,  işçinin işten başka bir işe başlamak için ayrıldıysa kıdem tazminatına hak kazanamayacağına , kötü niyetli  hareket etmiş sayılacağına  ve işvereninde bu halde tazminatın iadesini talep edebileceğine karar vermişti.  
Ancak Yargıtay 22 . Hukuk Dairesi 2012/10954Esas ve 2013/909 sayılı k25.1.2013 tarihli kararında tamamen görüş değiştirmiştir.   Söz konusu karara konu olan davada ,davacı davalının 15 yıl sigorta süresi ve 3600 gün prim ödeme gün sayısına ilişkin koşulların oluşması nedeni ile iş akdini feshettiğini  çalışanına kıdem tazminatını ödemesi , ancak davalı yanın hakkını kötüniyetli olarak kullanarak kendileri ile aynı işi yapan başka bir firmada kısa süre sonra işe başlaması   nedeniyle ödediği kıdem tazminatının iadesi  talebine ilişkin dava açmıştır.   Yerel mahkeme yaşlılık aylığı almak için işten ayrılan davalının üç gün sonra benzer iş yapan başka firmada işe başlayarak hakkını kötüye kullandığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar vermiştir.   Yargıtay ise 1475 sayılı iş kanununun 14 . maddesinin 1. Fıkrasının 5 .ci bendi uyarınca davalının 15 ıl sigortalılık ve 3600 gün prim ödeme şartlarını sağladığı için istifa etmesi durumunda kıdem tazminatına hak kazanacağını , 3 gün sonra işe başlamasının hakkın kötüniyetli olarak kullanımı sayılmayacağına karar vermiş ve yerel mahkemenin kararını bozmuştur. Yargıtay kararında söz konusu maddenin çalışana emeklilik hakkı tanıdığı gerekçesini benimsemiştir. İlgili madde hükümlerini taşıyan çalışanın işyerinde yıpranmış olması nedeni ile emeklilik için yaşı beklemeden sonlandırmasına imkan tanımıştır.   Yargıtayın son kararı ile 1475 sayılı iş kanununun 14  . maddesinin 1. Fıkrasının 5 . ci bendi ile çalışanın emekli olurken kötüniyetli hareket edip etmediği araştırılmaksızın,  çalışanın maddedeki şartları yerine getirmesi halinde hakkı doğması nedeni ile kıdem tazminatı isteyebilmesi  ve iş  sırf bu nedenle ayrılabilmesi  ve hatta şartlara haiz olması  halinde iş bularak işten ayrılmasının  yolu açılmıştır.
 Hiç şüphesiz bu durum senelerce bilgi aktarımında bulunduğu  ,  firması için yetiştirdiği çalışanını kaybetmesi açısında işverenler için sorun yaratacaktır.