Yeni dönemde Arabulucuk ve Alternatif Uyuşmazlık Çözümleri

Son dönemlerde Adalet Bakanlığınca alternatif çözüm yollarının güçlendirileceği, uzlaşma, arabuluculuk, zorunlu hakem heyetleri ve tahkim kurulu ile ihtilafların çözüme kavuşturulacağı;11 iş davalarının tümü, 10.000 TL’ye kadar ki ticari davalar ve 2.500 TL’ye kadar olan icra davalarında arabuluculuğun zorunlu, tüketici davalarında ise tüketici hakem heyeti veya arabuluculuk seçeneğinin getirileceği; böylelikle yargının iş yükünün azaltılacağı, yargıya göre daha ucuz olacağı, kısa zamanda anlaşmanın sağlanacağına dair açıklamalar yapılmaktadır.


 

Hukuki uyuşmazlıkların niteliği ve tarafları gözetilerek mevcut yapısı ile arabuluculuğun uygulanabilmesi mümkün görülmemektedir. Ülke vatandaşları, yargıda hak aramanın pahalı olduğunu ve uzun sürdüğünü bilmektedirler. O nedenle çoğu uyuşmazlıklarını da yargıya taşımamaktadırlar. Bu düşüncelerle bir uyuşmazlığı yargıya taşımadan evvel uyuşmaz lığın sulhen çözümü için gereken gayreti zaten göstermektedirler. Dolayısıyla doğal olarak genelde her uyuşmazlığın yargı yoluna başvurulmadan önce bir uzlaşma arayışı öyküsü vardır. Bu durum, avukata intikal eden uyuşmazlıklar yönünden de geçerlidir. Hatta yargı yoluna başvurulduktan sonra dahi uzlaşma arayışları sürmektedir. Bu arayışın temel nedeni, yargı sisteminin olumsuz etkileridir. Yargı yoluna başvurmuş bir kişi, çok ciddi bir meblağı harç ve gider avansı olarak ödemekle yükümlü olacaktır. 

 

Eğer bir avukatla işini takip ettiriyorsa, ayrıca masraf ve vekalet ücreti de ödemek yükümlülüğünde kalacaktır. Davası yılları bulacak, kanun yolları aşaması da yine uzun zaman alacaktır. İşte yargı yoluna başvurmadan, yahut yargı yoluna başvurduktan sonra taraflara etkili ve ekonomik bir alternatif uyuşmazlık çözüm yolu sunulmadığı yahut bunun zorunluluğu yüklenmediği sürece, zaten kendisinin başvurduğu uzlaşma arayışları sonuçsuz kaldığından, ayrıca sunulan alternatif yollara müracaat edilmeyecektir.

 

İş davalarının tümünün arabuluculuğa zorunlu kılınması, kanımca adaletsizliğe neden olabilecek bir düzenleme olacaktır. Şöyle ki; işçilik alacaklarını pek çoğu, belirsiz alacak olup yargılamayı gerektirir niteliktedir. Delillerin toplanması, tanıkların dinlenilmesi neticesinde hazırlanacak bilirkişi raporları sonucu kanaate ulaşan mahkemelerin yerine bunların hiçbirini yapamayan arabulucunun yahut hakem heyetlerinin getirilmesi, iş uyuşmazlıklarının nitelikleri ile örtüşmeyecektir. 

10.000 TL’ye kadar ki ticari davalar ve 2.500 TL’ye kadar olan icra davalarında arabuluculuğun zorunlu kılınması da, çoğu zaman karmaşık ve yargılamayı gerektirir bir meselenin arabuluculara çözdürülmesi sonucunu doğurur.

 

Tüketici davalarında tüketici hakem heyeti veya arabuluculuk seçeneğinin getirilmesi halinde de tüketici hakem heyetinin tercih edileceği çok açıktır. Çünkü tüketici hakem heyetlerine başvuru ücretsizdir. Tüketici hakem heyetleri ilçelerde de kurulduğundan erişimi kolaydır. İllerde ticaret il müdürlükleri, ilçelerde kaymakamlıklar nezdinde kurulan ve baro, belediye başkanlıkları, satıcının tacir olup olmamasına göre ticaret odası yahut esnaf ve sanatkarlar odasının, tüketici örgütlerinin temsilcilerince oluşan bu heyet, gerek sayı yönünden, gerekse heyet üyelerinin nitelikleri ve bu üyeleri görevlendiren organların kamusal yönleri gözetilerek vatandaşlar açısından arabuluculara göre daha güvenceli görülecektir. Arabulucular, tüketici hakem heyetlerine göre daha sivil görülerek resmi görülen tüketici hakem heyetleri tercih edilecektir.

 

Sonuç olarak üzerinde çalışıldığı bildirilen düzenlemenin hukuk sistemimize uyarlılığının bulunmadığı, etkili bir yol olmayacağı, sanılanın aksine ilave zaman ve mali kayıplara sebebiyet vereceği, düzeltilmesi istenilen amaca hizmet etmeyeceğini düşünmekteyim. Bu amacı gerçekleştirmek için sağlıklı ve doğru başkaca alternatif yollar bulunmakta olup bunların ilgilileri ile değerlendirilmesi ve tartışılması gerekmektedir.