Tüketici Hakem Heyetleri

Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 66. maddesi ile Gümrük ve Ticaret Bakanlığının tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara çözüm bulmak amacıyla il merkezlerinde ve yeterlilik şartları yönetmelikle belirlenen ilçe merkezlerinde en az bir tüketici hakem heyetini oluşturulacağı, heyetlerin başkanlığını illerde ticaret il müdürü, ilçelerde ise kaymakam veya bunların görevlendireceği bir memur tarafından yürütüleceği hüküm altına alınmıştır. İstanbul özelinde ilçelerde kaymakamlar bu heyet başkanlığı için bir memur görevlendirmekte, görevlendirilen memur mevcut görevinin yanında bu görevi de yürüttüğünden bu durumu ilave bir iş yükü olarak görmektedir. Oysa özellikle büyükşehirlerde bu heyetler daha kurumsallaşmalı, bir müdürlük olarak görev yapmalı, heyetin başkanı da hukukçu olmalıdır.

 

Kanunun 68. maddesi uyarınca, en son 27.12.2014 gün ve 29218 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 68. ve Tüketici Hakem Heyetleri Yönetmeliğinin 6. Maddelerinde Yer Alan Parasal Sınırların Arttırılmasına İlişkin Tebliğ (Tebliğ No: TGM-2014/2) uyarınca ilçe tüketici hakem heyetlerine başvurmada üst parasal sınır 2.200 TL, Büyükşehir statüsünde olan illerde il tüketici hakem heyetleri için parasal sınır ise 2.200 TL ile 3.300 TL arası öngörülmüştür. Bu meblağdaki bir başvurunun hakem heyetlerine yapılması zorunluluğu öngörülmüştür.

 

Ancak İstanbul ilçelerinde bugün itibariyle yapılan bir başvuruda, sekiz ay sonrası için karar verilmektedir. Karara karşı itiraz yolunun da öngörüldüğü düşünüldüğünde sonucu itibariyle basit bir incelemeyi gerektirmesine rağmen iş yükünden kaynaklı olarak bu kadar uzun süreli bir karar süreci vatandaşı tatmin etmemektedir. Tüketici hakem heyetinin inceleme usulü, kararlarının hakkaniyetli olup olmayışı, ispat usulü, bilirkişi incelemesinin sıhhati, heyetlerin niteliği tartışmaları bir yana, şu haliyle işleyişi, oluşum gayesini sağlamaktan uzaktır.

 

Bu heyetler bir mahkeme değilse de sonucu itibariyle yapılan bir muhakeme benzeri işlemdir. Şüphesiz ki belirli meblağları aşmayan tüketici uyuşmazlıklarında tüketici hakem heyetlerine başvuru zorunluluğundan dolayı bu heyetlere başvurulmaktadır. Diğer alternatif uyuşmazlıklarla kıyaslamak, özellikle arabuluculuğun uygulanamamasının nedeni olarak göstermeye çalıştığım ve getirilmesi istenilen benzeri düzenlemelere ışık tutması yönünden belirteceğim husus, tüketici hakem heyetlerine başvuru zorunluluğu olmasaydı dahi benzeri bir başvuru yoğunluğunun olacağı düşüncesidir. Bunun nedenleri olarak; yargıya göre ücretsiz oluşu, adliyelere göre daha ulaşılabilir olan ilçe kaymakamlıklarında bulunuyor olması, adliyelerle kıyaslandığında uyuşmazlığın çözüm sürecinin daha kısa oluşu ve arabuluculukla kıyaslandığında kamu otoritesinin varlığı, bunun etkisine olan inancı sıralayabiliriz.

 

Kanunun 66/1. maddesinde tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara çözüm bulmak amacıyla tüketici hakem heyetleri oluşturulmasına rağmen bu heyetler sanki sadece tüketicilerin başvuracağı merciler olarak algılanmıştır. Oysa tüketici işleminden kaynaklı olarak tüketicinin talep olunan isteklerde de bu düzenleme kapsamında tüketici hakem heyetlerine önceden başvuru mecburidir. Yargıtay 13. Hukuk Dairesinin 18.03.2015 gün ve 2015/10571 E. 2015/8738 K. no’lu kararında; belirlenen miktarın altında kalan uyuşmazlıklarda icra takibi yapılmadan veya dava açılmadan önce tüketici hakem heyetine müracaatın zorunlu olduğu, doğrudan icra takibi yapılamayacağı, içtihat edilmiştir.6 Dolayısıyla tüketicilerinde belirlenen meblağın altındaki alacakları için icra takibi yapmaksızın hakem heyetlerine başvurması zorunluluğu içtihat edilmiş olmaktadır.

 

Kanunun aynı maddesinde il merkezlerinde ve yeterlilik şartlarına haiz ilçe merkezlerinde birden fazla birden fazla heyetin oluşturulabileceği düzenlemesi kapsamında Gümrük ve Ticaret Bakanlığınca İstanbul’un Kartal ilçesinde 2. Tüketici Hakem Heyeti kurulmasına karar verilmiştir. Mevcut başvuru yoğunluğu, Yargıtay içtihadının etkisi ile yapılacak yeni başvurular gözetildiğinde, bu heyetlerin çalışamaz duruma gelmemesi için ihtiyaç durumuna göre yeni heyetlerin biran evvel kurulması, bu heyetlerin daha da işlerlik kazandırılmasının yollarının aranması gerekir.