Tutuklunun Makul Sürede Salıverilme Hakkı

İnsan Hakları Sözleşmesinin 5/3 maddesi derhal bir yargıç önüne çıkarılma hakkı ile makul sürede yargılanma veya yargılanma süresince salıverilme hakkını düzenlemiştir. Burada ikili bir ayrım yaparak konuyu temellendirmek gerekmektedir. Birinci ayrım 5/3 fıkrasının ilk hükmü olan, derhal bir yargıç önüne çıkarılma hakkına ilişkin kısımdır. Burada ki derhal yargıç önüne çıkarılma hakkı maddenin dördüncü fıkrasında düzenlenmiş olan gözaltında ki kişinin talebiyle harekete geçen mekanizmadan farklı olarak resen harekete geçen bir mekanizmadır. Yakalanan veya gözaltına alınan herkesin işkence ve kötü muameleye maruz kalıp kalmadığının denetlenmesi açısından olmazsa olmaz bir kuraldır. Dolayısıyla madde lafzında anlaşılacağı üzere 5/3’ün birinci hükmünde ki bu hak sadece madde 5/1-c bendi kapsamında bir suç şüphesiyle gözaltında bulunan kişiler açısından uygulanır.İkinci ayrım ise gözaltı işlemi sonrası kişinin tutuklanması ile birlikte gündeme gelen yargılama süresince salıverilme hakkına ilişkin kısımdır. Hem sözleşme ve hem de anayasa tutuklu yargılamanın istisna olduğunu, öngörülen sebeplerin varlığı halinde, usulüne uygun olarak, makul bir süre için ve ancak üstün kamu yararının gerektirdiği hallerde başvurulacak bir tedbir olduğunu ifade etmektedir. Vaziyet bu olunca bahsi geçen sebeplerin yargılama esnasında ortadan kalkması halinde veya tutuklulukta geçen sürenin makul sınırı aştığı haller de tutuklu yargılamaya son verilerek kişi derhal salıverilmelidir.

 

 

Sözleşme hükmünde ifadesini bulan makul sürede yargılanmaya veya adli kovuşturma sırasında serbest bırakılmaya ilişkin hakların salt madde lafzına bakıldığında birbirinin alternatifi olduğu sonucu ortaya çıkabilmektedir. Ancak Avrupa insan hakları mahkemesi ( “mahkeme” ) önüne gelen bir başvuru da makul süre de yargılanma hakkının yani yargılamanın gerekli hız ve özen içerisinde yapılıp yapılmadığına ilişkin başvurunun sözleşmenin 6. Maddesinde düzenlenmiş olan adil yargılanma hakkı kapsamında ele alınması gerektiğine karar vermiştir. Eğer tutuklu yargılamanın uzunluğu şikâyet konusu ise ve tutuklulukta geçen sürenin makul süreyi aştığı iddia ediliyorsa bu durumda sözleşmenin 5/3 maddesinin ikinci hükmünün ihlali gündeme gelecektir. Dolayısıyla başlı başına makul sürede yargılanma hakkını ele alacak olursak kapsamı itibariyle sözleşmenin 6. Maddesinde düzenlenmiş olan adil yargılanma hakkı çerçevesinde ele almak gerekecektir. Şu halde sözleşmenin 5/3 maddesinde ki hüküm yargılama süresinin uzunluğundan ziyade, uzun yargılama içerisinde makul sayılmayacak bir süre tutuklu kalma hali ile ilgilidir.