Türk Vatandaşı Olmayanların Temsil Sorunu

Son dönemde ülkemizde artan mülteciler ve Türk vatandaşı olmayan kişilerin karıştıkları adli vakalar, Türk vatandaşı olmayanların temsil sorununu gündemimize taşımaya başladı. Yakın bir gelecekte daha sık karşılaşmaya başlayacağımız bu sorunlarla ilgili Mültecilerin Hukuki Durumuna Dair Sözleşme,  Birleşmiş Milletler tarafından, 28 Temmuz 1951 tarihinde imzalanmış ve 22 Nisan 1954 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Türkiye sözleşmeyi 29 Ağustos 1961 tarihinde, 359 sayılı kanunla onaylamıştır.

Gerek Mültecilerin Hukuki Durumuna Dair Sözleşme (Cenevre Sözleşmesi) uyarınca yüklenen mükellefiyet gerekse Avrupa Birliği müzakere sürecinde (24. Fasıl kapsamında ele alınan göç konusunda) hazırlanan ulusal eylem planı nedeniyle diğer taraftan 5682 sayılı Pasaport Kanunu ile 5683 sayılı Yabancıların Türkiyede İkametleri ve Seyahatleri Hakkında Kanununun Türkiyeye yönelen göç hareketlerine cevap veremez duruma geldiğinin anlaşılması nedeniyle2 mülteci soruna ilişkin olarak yeni bir kanuna ihtiyaç doğmuştur. Bu kapsamda hazırlanan kanun tasarısı 04.04.2013 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından kabul edilmiş, 11.04.2013 tarih ve 28615 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 6458 sayılı Yabancılar Ve Uluslararası Koruma Kanunu 3 11.04.2014 tarihinde yürürlüğe girmiştir.

 

6458 sayılı YUKKun 70. maddesinin 2. fıkrasında, başvuru sahibinin talep etmesi hâlinde, başvuru, kayıt ve mülakat aşamalarındaki kişisel görüşmelerde tercümanlık hizmetleri sağlanacağı; 75. maddesinin 1. Fıkrasında da, etkin ve adil karar verebilmek amacıyla, başvuru sahibiyle kayıt tarihinden itibaren otuz gün içinde bireysel mülakat yapılacağı, mülakatın mahremiyeti dikkate alınarak, kişiye kendisini en iyi şekilde ifade etme imkânı tanınacağı, ancak, aile üyelerinin de bulunmasının gerekli görüldüğü durumlarda, kişinin muvafakati alınarak mülakat aile üyeleriyle birlikte yapılabileceği ve başvuru sahibinin talebi üzerine, avukatının gözlemci olarak mülakata katılabileceği düzenleme altına alınmıştır.

YUKKun 81. maddesinde,

(1) Başvuru sahibi ile uluslararası koruma statüsü sahibi kişiler, bu Kısımda yazılı iş ve işlemlerle ilgili olarak, ücretleri kendilerince karşılanması kaydıyla avukat tarafından temsil edilebilir. (2)Avukatlık ücretlerini karşılama imkânı bulunmayan başvuru sahibi ve uluslararası koruma statüsü sahibi kişiye, bu Kısım kapsamındaki iş ve işlemlerle ilgili olarak yargı önündeki başvurularında 1136 sayılı Kanunun adli yardım hükümlerine göre avukatlık hizmeti sağlanır. Hükmüne yer verilmiştir.

Uluslararası korum talebinde bulunanların söz konusu taleplerinin reddi halinde başvuru yeri olarak YUKKun 80/1-ç. maddesinde idare mahkemeleri gösterilmiştir. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununda vekalete ilişkin özel hüküm bulunmadığından, anılan Yasanın 31. maddesindeki yollama nedeniyle YUKKun uygulanmasından doğan ve idari yargının görevine giren davalarda vekalet sorunu 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu uyarınca çözümlenecektir.


6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun Vekâletnamenin ibrazı” başlıklı 76. maddesinde,  (1) Avukat, açtığı veya takip ettiği dava ve işlerde, noter tarafından onaylanan ya da düzenlenen vekâletname aslını veya avukat tarafından onaylanmış aslına uygun örneğini, dava yahut takip dosyasına konulmak üzere ibraz etmek zorundadır. (2) Kamu kurum ve kuruluşlarının avukatlarına, yetkili amirleri tarafından usulüne uygun olarak düzenlenip verilmiş olan temsil belgeleri de geçerli olup, ayrıca noterce onaylanmasına gerek yoktur.”  Hükmüne  “Vekâletnamesiz dava açılması ve işlem yapılması başlıklı 77. maddesinde, (1) Vekâletnamesinin aslını veya onaylı örneğini vermeyen avukat, dava açamaz ve yargılamayla ilgili hiçbir işlem yapamaz. Şu kadar ki, gecikmesinde zarar doğabilecek hâllerde mahkeme, vereceği kesin süre içinde vekâletnamesini getirmek koşuluyla avukatın dava açmasına veya usul işlemlerini yapmasına izin verebilir. Bu süre içinde vekâletname verilmez veya asıl taraf yapılan işlemleri kabul ettiğini dilekçeyle mahkemeye bildirmez ise dava açılmamış veya gerçekleştirilen işlemler yapılmamış sayılır... hükmüne yer verilmiştir.

30.03.2004 tarihli ve 25418 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Türkiye Barolar Birliği Adli Yardım Yönetmeliğinin 6. Maddesinin a) bendinde, ...Vekaletname masrafı adli yardım faslından ödenebilir...hükmü; b) bendinde, Adli yardım isteminin kabulüyle, gerekli iş ve işlemleri yapmak ve yürütmek üzere bir veya birkaç avukat görevlendirilir.

Görev yazısının bir örneği de istem sahibine verilir ve gerekli bilgi, belge ve vekaletname ile birlikte görevlendirilen avukata başvurması istenir. Görevlendirilen avukat, görevlendirme yazısının, işe ve ilgiliye ait bilgi, belge ve vekaletnamenin, adli müzaheret istemi reddedilmiş ise iş için zorunlu masraf avansının kendisine ulaşması ile avukatlık hizmetlerini yerine getirmek yükümlülüğü altına girer.

Görevlendirilen avukatın yükümlülüğü, istek sahibinin hizmetin görülebilmesi için gerekli belge ve bilgiler ile avukatlık ücreti dışındaki zorunlu yargılama giderlerini vermemesi veya vekaletname vermekten kaçınması ile sona erer. Görevlendirilen avukat, bu durumu gecikmeden, kendisini görevlendiren adli yardım bürosuna ya da temsilciliğine bildirir. Hükmü yer almaktadır. Gelinen noktada uluslararası koruma talebine istinaden başvurucu ile yapılacak mülakkatta başvurucunun avukatı, yapılacak mülakata sadece gözlemci olarak katılabilecek, gerek idari gerekse yargısal makamlar önünde avukat ile temsil için, noter tarafından onaylanan ya da düzenlenen vekâletname aslı veya avukat tarafından onaylanmış aslına uygun örneğinin ibrazının zorunluluğu gündeme gelecektir.