Mobbing ile Nasıl Mücadele Edilir?

Borçlar Kanunumuzun 417. maddesi ile işçiyi cinsel ve psikolojik tacizden (mobbing) koruma yükümlülüğü getirilmiştir. Sözü edilen madde işverene bir önleme borcu yüklemektedir. 



Psikolojik tacizin önlenmesi ve gerçekleştiği takdirde yapılabilecekler şu şekilde sayılabilir:  

·     
İşveren çalışanlarını psikolojik taciz konusunda bilgilendirmeli, hangi durumların psikolojik tacizi oluşturduğunun eğitimi vermelidir.

·      İşçilerin güvenli bir biçimde şikayet haklarını kullanabilecekleri tarafsız bir merciinin oluşturulması ve bu konuda işyerinde bir bilinç yaratılması önemlidir.
·      İşyerinde psikolojik tacizin varlığının tespit edilebilmesi için belirli periyodlarla memnuniyet anketleri yapılması yararlı olacaktır.
·      Mobbingin önüne geçmek için sessiz kalmak yerine karşılaşılan sebepsiz kötü davranışın nedenini sorgulayıp itiraz ederek durdurulmasını istemek, bu hoş olmayan davranış ve sözleri kayıt altına almak (gerek yazılı biçimde gerek tanıklarla), yetkili kişilere durumu rapor etmek, psikolojik yardım almak, arkadaşları kendinden uzaklaştırmak yerine düzgünce onlarla bu konuyu paylaşmak (belki aynı durumda olan başkaları da vardır) önem taşıyabilir. Şirket ya da kurum içinde halledilemediği takdirde hukuksal yollara başvurulmalıdır.
·      Tutulan kayıtlar ve tüketilen kurum içi yollar, dava için gereken delilleri oluşturmaya yardımcı olacaktır. Gerek özel sektörde, işçi-işveren ilişkisinde, gerekse de kamu kuruluşlarında gerçekleşen mobbing davalarında uğranılan psikolojik şiddetin ve maddi-manevi zararların tespit edilmesinin ardından bunların tazmin edilmesi için dava açılabilir.
·      Tacizi oluşturan davranışlar Türk Ceza Kanunumuzun hakaret ve cinsel tacizi düzenleyen maddesi kapsamına girdiği takdirde cezalandırılabilir.
·      İlk kez Türk Borçlar Kanunu ile hukukumuzda yer bulduğunu söyleyebileceğimiz psikolojik taciz ifadesi bu kanunda “İşçinin kişiliğinin korunması” başlığı altında 417. maddede düzenlenmiştir. Hüküm, işçinin işyerindeki psikolojik tacizlere karşı hukuksal güvence altına alınması açısından oldukça önemlidir. İşverenin bu maddeye aykırı davranışları sonucunda ortaya çıkan kişilik hakkı ihlallerinden doğan zararların tazmin edilmesi, sözleşmeye aykırılıktan doğan sorumluluk hükümleri kapsamında ele alınır.
·      Medeni Kanunumuzun 24 ve 25. maddeleri ile kişilik haklarının korunmasından da yararlanılabilir. Buna göre işçi, hakimden kişilik haklarına yapılan saldırı tehlikesinin önlenmesini, devam eden saldırıya son verilmesini ve sona ermiş olsa da etkileri devam eden saldırının hukuka aykırılığının tespitini isteyebilir. Bundan dolayı maddi ve manevi tazminat isteme hakkına da sahiptir. Davacı kanun uyarınca haklarının korunması için kendisinin veya davalının yerleşim yeri mahkemesinde dava açabilir.
·      Somut olayın özelliklerine göre olay ayrımcılık teşkil ediyorsa ayrımcılık tazminatı da talep edilebilir.
·      İşçi tazminat hakkının dışında iş sözleşmesini haklı nedenle feshedebilir. Yakın ve ciddi bir tehlikenin varlığı halinde ise iş görmekten kaçınma hakkını da kullanabilir.  

Sonuç olarak Anayasa’mızda, Ceza Kanunumuzda, Borçlar Kanunumuzda, Devlet Memurları Kanununda vb. somut olayın özelliklerine göre uygulanabilecek hükümler bulunup bunlara başvurarak hukuki yollarla da işyerindeki psikolojik taciz olan mobbingin önlenmesi ve yol açtığı zararların karşılanması sağlanabilir.  


     
Alara Naçar