Tasarlamak mı, Tasarlamamak mı?

554 Sayılı Endüstriyel Tasarımların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin (EndKHK) diğer koruma dışı haller başlıklı 10. maddesinde düzenlenen tasarımcıya hiç bir seçenek özgürlüğü bırakmayan tasarımlarbaşlıklı 10. maddesinin ilk fıkrasında Teknik fonksiyonunun gerçekleştirilmesinde, tasarımcıya, tasarıma ilişkin özellik ve unsurlarda hiç bir seçenek özgürlüğü bırakmayan tasarımlar koruma kapsamı dışındadır düzenlemesine yer verilmiştir.

Bu çalışmada bu düzenlemeyi irdeledik

 

“Endüstriyel Tasarım” Kavramı

Bu hükmün incelemesine geçilmeden önce endüstriyel tasarım kavramını açıklamakta fayda var. Kararnamenin tanımlar başlıklı 3 maddesinde tasarım, bir ürünün tümü, veya bir parçasıveya üzerindeki süslemenin, çizgi, şekil, biçim, renk, doku, malzeme veya esneklik gibi insan duyularıile algılanan çeşitli unsur veya özelliklerinin oluşturduğu bütün, olarak tanımlanmıştır. Görüldüğü gibi tanımda endüstriyel sözcüğüne yer verilmemiştir. Kararnamde endüstriyel sözcüğünün başlık dışında iki yerde kullanıldığı görülmektedir. Birisi 27 maddede Endüstriyel Tasarımların Uluslar arası Sınıflandırmasından söz edilirken, diğeri de tanımlar başlıklı maddede ürünü tanımlarken. EndKHK ürünü, bilgisayar programları ve yarıiletkenlerin topografyaları hariç olmak üzere, endüstriyel yolla veya elle üretilen herhangi bir nesnenin yanısıra bileşik bir sistem veya bunu oluşturan parçaları, setler, takımlar, ambalajlar gibi nesneleri, birden çok nesnenin veya sunuşun birarada algılanabilen bileşimlerini, grafik semboller ve tipografik karakterler olarak tanımlamıştır.

Yani koruma kapsamındaki tasarım bir endüstriyel ürünü ifade etmektedir. Belirtelim ki, www.tpe.gov.tr adresinden ulaştığımız Tasarımların Korunması Hakkında Kanun Taslağı1nın başlığında endüstriyel sözcüğü kullanılmamış ise de içeriğinde yine aynı yerlerde bu sözcüğe yer verildiği görülmektedir.

Korumanın kapsamı

Bu çalışmamızda her ne kadar koruma dışı hallerden birini ele almış isek de, konunun daha iyi anlaşılması için öncelikle korumanın kapsamını incelemekte fayda var. Bir tasarımın EndKHK kapsamında korunması için 2 şart aranmıştır: Yenilik ve ayırt edicilikYenilik, tasarımın başvuru veya rüçhan tarihinden önce dünyanın herhangi bir yerinde kamuya sunulmamış olmasını ifade etmektedir.

Görüldüğü gibi yenilikte bakılacak alan tüm dünya, zaman ise başvuru veya rüçhan tarihidir. Burda marka korumasından iki noktada farklılık görülmektedir. Markada ülkesellik prensibi varken, tasarımda dünyanın her hangi bir yerinde kamuya sunulmuş olmak yeniliği ortadan kaldırmaktadır. Diğer husus ise, markada ilk gelen alır kuralı kabul edilmişken, tasarımda gerçek hak sahipliği esastır. Marka hukukunda da kullanılan ayırt edicilik tasarım mevzuatında belirli kriterlere bağlanmıştır. Kararnameye göre bir tasarımın ayırt edici özelliğine sahip sayılması için, bu tasarımın bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenim ile ikinci fıkrada belirtilen herhangi bir tasarımın  öyle bir kullanıcıda yarattığı genel izlenim arasında belirgin bir farklılık olması gerekmektedir. 2 fıkrada kıyaslamaya esas alınacak tasarımın Başvuru veya rüçhan tarihinde Türkiyede veya dünyada herhangi bir yerde piyasaya sunulmuş olması ve Enstitü tarafından tescilli bir tasarım olarak yayınlanmış ve ayırt edici nitelik açısından değerlendirilen tasarımın başvuru veya rüçhan tarihinde henüz koruma süresini doldurmamış olmasışartlarının birlikte gerçekleşmesi gerekmektedir.


Koruma Dışı Haller

Bir tasarım yeni ve ayırt edici nitelikleri haiz olmasına rağmen 2 sebeple koruma dışında tutulabilir. Birincisi 9 maddede karşılığı bulunan kamu düzeni ve genel ahlaka aykırı tasarımlardır.

Diğeri de bu çalışmamızın konusu olan tasarımcıya seçenek özgürlüğü bırakmayan tasarımlardır. EndKHK konuyu Teknik fonksiyonunun gerçekleştirilmesinde, tasarımcıya, tasarıma ilişkin özellik ve unsurlarda hiç bir seçenek özgürlüğü bırakmayan tasarımlar koruma kapsamı dışındadır.Şeklinde düzenlemişken, kanun taslağı Bir ürünün, sadece teknik fonksiyonunun zorunlu kıldığı görünüm özellikleri koruma kapsamı dışındadırşeklinde düzenlemeyi tercih etmiştir. Şunu belirtelim ki, Fikri ve Sınai Haklar Hukukunda çoklu (kümülatif) koruma prensibi kabul edilmiştir. Bir ürün (ya da eser) gerekli şartlara sahipse bir taraftan marka korumasından, diğer taraftan tasarım korumasından yararlanabilir. Aynı şekilde FSEK anlamında eser sayılan bir ürünü tasarım olarak tescil ettirmek ya da fonksiyonları itibariyle patent ve/ya faydalı model koruması kapsamındaki ürünü aynı zamanda dış görünüşündeki yeni ve ayırt edici nitelikleri birlikte taşıdığı için tasarım mevzuatıyla korumak mümkündür. Çoklu korumanın doğası gereği, bir ürün birden fazla korumadan yararlanacaksa her birinin şartları ayrı ayrı incelenecek, biri hakkında verilen red ya da hükümsüzlük kararından diğeri etkilenmeyecektir. Keza patent/ faydalı model belgesi yıllık ücretin ödenmemesi nedeniyle iptal edildiğinde, tasarım tescil belgesi bundan etkilenmeyecektir.

Korumalardan birinin süresinin sona erse bile, diğerinin süresi devam edebilecektir. Maddede geçen seçenek özgürlüğü genellikle üç boyutlu tasarımlarda söz konusu olabilmektedir. Ancak belirli bir fonksiyonu gerçekleştirmek üzere yapılmış ürünlerin dış görünüşlerinin de birbirinden çok farklı olması beklenemez: Bir araba lastiğinin yuvarlak olması zorunluluğu gibi.

Burada kanun koyucu bu tür benzerliklerin olabileceğini dikkate alarak seçenek özgürlüğü bırakmayan demek yerine hiçbir seçenek özgürlüğü bırakmayan ibaresini kullanmıştır. Kanun taslağında ise sadece teknik fonksiyonlarının zorunlu kıldığı görünüm özelliklerinden bahsederek, teknik fonksiyonların zorunlu kıldığı görünüme bir takım farklılıklar eklenmek suretiyle aynı ürünün tasarım olarak tescil edilmesinin mümkün olduğunu belirtmektedir. Ürünün teknik fonksiyonu için zorunlu bir biçimde üretilmesi gerekiyorsa, bu ürünün tasarımı koruma görmeyecektir.

Teknik fonksiyonlarını yerine getirebilmesi için belli şekilde üretilmesi gereken ürünler üzerinde patent ve faydalı model hakkı dışında bir hak tanınması, dolaylı olarak ürün üzerinde bir tekelleşmeye neden olup rekabeti sınırlandıracağından mümkün görünmemektedir.

TRIPS (Fikir Mülkiyeti Haklarının Ticari Niteliklerine İlişkin Anlaşma) m. 25te anlaşmaya taraf ülkelerin korumanın teknik veya işlevsel düşüncelerin zorunlu kıldığı tasarımları kapsamamasını hükme bağlayabilirlerhükmüne yer verilmiş, olup adı geçen hüküm TRIPSteki bu hükmün iç hukuktaki karşılığını oluşturmaktadır.


Parça Tasarımlarının Hukuki Durumu

Maddenin 2 fıkrasındaki parça tasarımları teknik zorunluluğun özel bir hali olarak karşımıza çıkmaktadır. Fıkrada Tasarlanan veya tasarımın uygulandığı ürünü, başka bir ürüne mekanik olarak monte edebilmek veya bağlayabilmek için ancak zorunlu biçim ve boyutlarda üretilebilen tasarımlar koruma kapsamı dışındadır denilmektedir. Bir ürünün parçası herhangi bir ürün gibi, yeni ve ayırt edici nitelikteyse, madde 3teki ürün tanımına girdiği için korumadan faydalanır, zira bu maddede ürün, yukarıda da zikredildiği gibi ()endüstriyel yolla veya elle üretilen herhangi bir nesnenin yanısıra bileşik bir sistem veya bunu oluşturan parçaları, setler, takımlar, ambalajlar gibi nesneleri, birden çok nesnenin veya sunuşun birarada algılanabilen bileşimlerini() ifade etmektedir. Ancak ürün parçası madde 10/IIdeki nitelikte ise korumadan yararlanamayacaktır.

Kanun koyucu bu kurala 3 fıkrada istisna getirerek, Ancak, bu Kanun Hükmünde Kararnamenin 6. ve 7. maddelerindeki hükümleri karşılamak koşulu ile, farklıveya eşbirimlerden oluşan modüler bir sistemde bu birimlerin birbirleriyle, sonlu veya sonsuz, çeşitli biçimlerde bağlantı kurmasını sağlayan tasarımlar koruma kapsamına girer hükmüne yer vermiştir. Hatırlatmakta yarar var ki 6 ve 7 maddedeki şartlar, yenilikve ayırt ediciliktir.

Bileşik ürünün görünümüne bağımlı olan parça tasarımlarına, görsel zorunluluk arz eden parça tasarımları denir. Bu tür parça tasarımları, bileşik ürünün genel görünümüne (tasarımına) bağımlıdır. Must match parça tasarımlarının, bileşik ürünün görünümüyle uyum sağlaması için belli bir biçimde yapılması (tasarlanması) zorunludur. Bu zorunluluk estetik kaygılardan kaynaklanmaktadır. Bir otomobilin kapısı, kaportası ve çamurluğunun tasarımı, bu tür tasarımlarındandır.

Şüphesiz burada anlattığımız tescil engelleri TPE tarafından dikkate alınamayacak hususlardır. Tüm bunlar, tıpkı yenilik ve ayırt edicilik gibi, ancak bir hükümsüzlük davasında tartışılabilir.

Tasarımın hükümsüzlüğü koruma süresinin devamınca veya hakkın sona ermesini izleyen beşyıl içinde dava edilir. (EndKHK m.44/III) Burada anlattığımız nedenlerle herkes dava açabilir (m.44) Ancak bir davanın görülebilmesi için gerekli olan dava şartlarından birinin de hukuki yarar olduğu unutulmamalıdır. (HMK m. 114/I-h).

Hükümsüzlüğe ilişkin iddialar ancak bir dava veya karşı dava yoluyla ileri sürülebilir, defi olarak sürülmesi mümkün değildir.