Kötü Niyet Tazminatı Nedir?

4857 Sayılı İş Kanunu’nun 17. Maddesinde, iş güvencesinden yararlanamayan belirsiz süreli çalışanın,  sözleşmesinin işveren tarafından ve kötü niyetli olarak feshedildiği hallerde, işverenin kötü niyet tazminatı ödemek zorunda olduğunu hükmü yer almaktadır. Bu durumda çalışan, işverenden, fesih bildirim süresinin 3 katı tutarında “kötü niyet tazminatı” talep edebilir. Yani iş yerinde 30 kişiden az çalışanın bulunduğu iş yerlerinde, işe iade davası açılamayacak, ancak  “kötü niyet tazminatı” hakkında hüküm tesis edilecektir. Kötü niyet tazminatı kıdem ve ihbar tazminatlarından bağımsız bir tazminat olup, ihbar tazminatının ödenmesi kötü niyet tazminatının ödenmesi hakkını ortadan kaldırmaz.

İşverenin hangi hallerde kötü niyetli sayılacağı kanunda belirtilmese de, gerek kanunun gerekçesinde, gerekse Yargıtay kararlarında, işçinin;

- Sendikaya üye olması veya sendikal faaliyetlere katılması

- İş verenini şikayet etmesi, aleyhine dava açması veya tanıklık yapması

- Siyasi görüşü, inancı veya medeni hali

- Gebelik ve ya doğum yapması

gibi sebeplerle, iş akdinin işveren tarafından feshedilmesi halinde kötü niyet tazminatı istenebilir. Tazminatın miktarı bildirim süresinin üç katı kadar olacaktır.

Bildirim süreleri ise;

  1. İşi 6 aydan az sürmüş olan işçi için,  2 hafta

  2.  İşi 6 aydan 1,5 yıla kadar sürmüş olan işçi için, 4 hafta

  3.  İşi 1,5 yıldan 3 yıla kadar sürmüş olan işçi için,  6 hafta

  4.  İşi 3 yıldan fazla sürmüş işçi için, 8 hafta’dır.

Yukarıdaki sürelerin 3 katı, günlük brüt ücretle çarpılarak kötü niyet tazminatının miktarı hesaplanır .