Sandık Müşahitlerine Pratik Bilgiler

Hepimizin malumu olduğu üzere Türkiye yeniden seçimlere gidiyor. Önümüzdeki Pazar yapılacak seçimlerin hukuka uygun bir şekilde gerçekleştirilmesi öncelikli temennimiz. İşte bu noktada en büyük görev partilere ve sandıklarda görev alacak gözlemcilere düşüyor. Özellikle her seçim sonrası usulsüzlük iddialarının gündeme geldiği düşünüldüğünde, seçim sonuçlarına gölge düşmemesi adına sandık görevlilerinin hak ve görevlerini bilmeleri bir kat daha önem kazanıyor. Biz de bu yazımızda, sandık görevlilerinin nelere dikkat etmeleri gerektiğine değindik. Bu çerçevede, müşahitlerin hak ve görevleri aşağıda yalın bir şekilde izah edilmeye çalışılmıştır.

        MÜŞAHİTLER, SAYIM MASASI BAŞINDA YER ALABİLİRLER

298 Sayılı Seçim Kanununun 100. Maddesi uyarınca, parti müşahitleri sayım masası başında yer alabilir, oy pusulalarını görebilirler. Parti müşahitlerinin sayısı beşten fazla ise, hazır bulunanlar arasından başkan tarafından kurul önünde ad çekilme işlemi yapılarak, sandık başında kalacak beş ayrı parti müşahidi belirlenir. Diğer müşahitlere ise sayım işlemini takip etmek üzere yakın bir yer ayrılır. Sayımın açık olarak yapılacağı ve dileyen her Türk vatandaşının sayım esnasında hazır bulunabileceği unutulmamalıdır.

Eğer müşahitler, müşahit kartlarını göstermelerine rağmen, sandık alanından uzaklaştırılmışlarsa, buna ilişkin sandık kurulu başkanlığına hitaben şikayet dilekçesi yazmalıdırlar. Talepleri, sandık kurullarınca da reddedilmiş ise,  ilçe seçim kuruluna başvurmaları gerekecektir. Başvurunun, ret kararıyla birlikte yapılması önemlidir.

                 SANDIK SONUÇ TUTANAĞININ BİRER SURETİNİ ALABİLİRLER

Müşahitler, imza karşılığı tutanağın bir suretini alabilirler. Ancak burada da önemli olan nokta şudur ki; seçim kanununun 105.maddesi gereğince tutanak; öncelikle sandık kurulunun siyasi partili üyesine verilir. Bu halde o partinin müşahidine ayrıca tutanak verilmez.

  SEÇİM TORBALARININ TESLİMİ İŞLEMİNE NEZARET EDEBİLİRLER

Sayım sonucuna ilişkin seçim torbası, sandık kurulu başkanı ve ad çekme ile seçilecek en az iki üye tarafından kurulun bağlı olduğu ilçe seçim kuruluna teslim olunur. Kurulun diğer üyeleri ile müşahitler de isterlerse ve taşıtta yer varsa veya taşıt kendileri tarafından sağlanmak suretiyle teslim sürecine katılabilirler.

İLÇE SEÇİM KURULUNUN YAPACAĞI SAYIM, DÖKÜM VE BİRLEŞTİRME İŞLEMLERİ SIRASINDA  HAZIR BULUNABİLİRLER.

İlçe seçim kurulunun yapacağı sayım, döküm ve birleştirme işlemleri sırasında, siyasi partilerin aday ve müşahitleri, bağımsız adaylar ve müşahitleri ile ilçe seçim kurullarındaki siyasi parti temsilcileri istedikleri takdirde hazır bulunurlar. Hazır bulunan bağımsız aday ve müşahitlerinin sayısı üçten fazla ise ad çekme işlemi ile hazır bulunabilecek üç kişi belirlenir. Ancak bu işlem yalnızca bağımsız aday ve müşahitleri için geçerlidir. Parti müşahitleri için bu anlamda herhangi bir sınırlama söz konusu değildir.

                        USÜLSÜZLÜĞÜN TESPİTİ HALİNDE BAŞVURU YOLLARI

            Sandık kurullarının işlemlerine ve her türlü sandık başı işlerine karşı şikayet yapılabilir. Şikayetin yapılacağı merci sandık kuruludur. Tespit edilen usülsüzlüğün bir tutanakla belgeye dökülmesi ve bu tutanağın şikayet dilekçesinin ekinde sunulması faydalı olacaktır. Zira tutanak ne kadar çok kişi tarafından imzalanırsa, usülsüzlüğün ispatı o kadar mümkün hale gelecektir. Sandık kurulu şikayeti kabul veya reddedebilir. Reddedildiği takdirde, ret kararı ile birlikte ilçe seçim kuruluna itiraz yapılmalıdır.

                 ZARF VE PUSULALARDA DİKKAT EDİLMESİ GEREKEN HUSUSLAR

            Sandık kurulu üyeleri ve müşahitlerin hangi hallerde zarf ve pusulaların geçersiz kabul edileceklerini bilmeleri gerekir. Aksi takdirde, geçersiz olması gereken oylar geçerli hale gelebileceği gibi geçerliliğinde mahsur olmayan oylar da geçersiz kabul edilebilir. Bu itibarla ilgililerin bu konuda yetkin olmaları elzemdir.

            Öncelikle zarflarda İlçe Seçim Kurulu ve sandık mührünün bulunması zorunludur, buna mukabil zarfın üzerinde herhangi bir işaret, imza, sandık kurulu mührü haricinde başka bir mühür bulunmamalıdır. Bu iki şart mevcut olmadığı takdirde zarfın geçersiz olduğu ilgililere bildirilmeli ve gerekli başvurular yapılmalıdır. Yine oy kullanan vatandaşların da zarflarını kontrol etmelerinde fayda vardır.

            Pusulalarda ise; pusulanın arkasında Türkiye Cumhuriyeti Yüksek Seçim Kurulu filigranı ve sandık kurulu mührünün bulunmasına dikkat edilmelidir. Bunların eksikliği geçersizlik sebebidir. Yine pusulanın hiçbir yerine “EVET” veya “TERCİH” mührü basılmamışsa veya anılan mühürler birden fazla yere basılmışsa pusula geçersiz olacaktır. Özel bir işaret, imza, herhangi bir isim veya parmak izinin basıldığı pusulaların da geçersizliğine şüphe yoktur. Pusuladaki bağımsız aday veya partilere ait bölümlerin karalanması, çizilmesi veya işaretlenmesi  pusulanın geçersiz sayılması sonucunu doğuracaktır. Özellikle her seçimden önce sosyal medyada “oyumuzu x partiye verirken, tepkimizi belli etmek için y partisinin üzerine de çarpı işareti koyuyoruz” tarzı paylaşımların kasıtlı olarak yayıldığının altını çizmek gerekir. Amaç manipülasyon yapmak suretiyle rakip partinin oylarını geçersiz kılmaktır. Seçmenlerin bu kirli yönlendirmelere itibar etmemeleri gerekir.

            Sonuç olarak seçmen iradesinin sandığa adil yansıması için gerek seçmenlerin gerekse sandık görevlilerinin yukarıda açıklanan bilgilere vakıf olmaları zorunludur. Ülkenin  geleceğine oy vermek ne kadar önemliyse, verilen oya sahip çıkmak da bir o kadar önemlidir. Seçimlerin coğrafyamıza huzur ve refah getirmesi dileğiyle..

                                                                                                                                    Av. Oğuzhan Kağan