TEDBİR NAFAKASI HANGİ HALLERDE TALEP EDİLEBİLİR..

         

            Tedbir nafakası, evlilik birliği devam ederken veya boşanma-ayrılık davaları ile eş ve reşit olmayan çocuklar yararına hükmedilecek nafakadır. Genellikle boşanma davasında karşılaşılan tedbir nafakası, kanunda öngörülen şartların mevcudiyeti halinde evlilik birliği devam ederken de talep edilebilir.

EVLİLİK BİRLİĞİ SÜRERKEN TEDBİR NAFAKASI

            Evlilik birliğinin sürdüğü durumlarda tedbir nafakası talebinin yasal dayanağını Türk Medeni Kanununun 195. ve devamındaki maddeleri oluşturur. 195. maddeye göre ;Evlilik birliğinden doğan yükümlülüklerin yerine getirilmemesi veya evlilik birliğine ilişkin önemli bir konuda uyuşmazlığa düşülmesi hâlinde, eşler ayrı ayrı veya birlikte hâkimin müdahalesini isteyebilirler.”

                        Yine ilgili kanunun 196. Maddesi de “Eşlerden birinin istemi üzerine hakim, ailenin geçimi için her birinin yapacağı parasal katkıyı belirler” hükmü ile hakimin müdahalesi kavramını somutlaştırmıştır. Nafakanın; ancak boşanma davası ile talep edilebileceğine dair kamuoyundaki yaygın kanaatin doğru olmadığını göstermesi bakımından bu maddeler önem-lidir. Nafaka, geçmişe dönük 1 yıl  ve gelecek yıllar için talep edilebilir.

                        EŞLER BİRLİKTE YAŞAMIYORSA

                        Evlilik birliğinin kağıt üstünde devam ettiği, ancak eşler arasında birlikte yaşama halinin mevzu bahis olmadığı durumlarda da tedbir nafakası istenebilir. Türk Medeni Kanunun 197. maddesi, eşlerin ayrı yaşama hakkından söz etmektedir. Buna göre; eşlerden biri, ortak hayat sebebiyle; kişiliği, ekonomik güvenliği ve ailenin huzuru ciddi biçimde tehlikeye düştüğü takdirde ayrı yaşama hakkına sahiptir.

                        Ayrı yaşama halinde, tedbir nafakasına hükmedilebilmesi için, kural olarak birlikte yaşama ara verilmesinin haklı bir sebebe dayanması gereklidir. Haklı sebep kavramından kasıt yukarıda değinilen kişilik, ekonomik güvenlik ve ailenin huzuru konularında yaşanabilecek olumsuzluklardır. Daha da somutlaştırmak gerekirse; örneğin eşinden psikolojik şiddet gören bir kadının başka bir eve taşınması halinde haklı sebep mevcuttur, zira kişiliği tehdit altındadır. Ya da çocuklarının daha iyi bir eğitim alabilmesi için, çocuklarla ilçeden ile taşınan eşin, birlikte yaşama ara vermesinde haklılığı kuşkusuzdur.

                        Yine; diğer eşin haklı bir sebep olmaksızın birlikte yaşamaktan kaçınması ve ortak hayatın başka bir sebeple olanaksız hale gelmesi durumlarında da tedbir nafakası talebi kabul görecektir.

 

BOŞANMA DAVASINDA İSTENEBİLECEK TEDBİR NAFAKASI

Türk Medeni Kanununun 169. Maddesi gereğince ; “Boşanma veya ayrılık davası açılınca hâkim, davanın devamı süresince gerekli olan, özellikle eşlerin barınmasına, geçimine, eşlerin mallarının yönetimine ve çocukların bakım ve korunmasına ilişkin geçici önlemleri re’sen alır.’’ Buna göre; tedbir nafakası, kanunda sözü edilen önlemlerden biridir. Burada altı çizilmesi gereken iki husus mevcuttur.

Boşanma veya ayrılık davası ile birlikte ayrı yaşama hakkı kendiliğinden doğar. Bu itibarla;  nafaka talep eden,  ayrı yaşamanın haklı bir sebebe dayandığını ispat külfeti altında değildir. Nafakanın, dava öncesinde talep edilmesiyle dava sırasında talep edilmesi arasındaki en temel fark budur.

Altı çizilmesi gereken ikinci nokta ise, hakimin nafakaya re’sen, yani kendiliğinden, daha da açık bir anlatımla talep olmasa dahi hükmetmesi gerektiğidir. Bu çerçevede tedbir nafakası için; hukuk yargılamalarındaki taleple bağlılık ilkesine, kamu yararı sebebiyle getirilmiş bir istisna nitelemesi yapmak yanlış olmaz.

Nafaka talep edilen eşin işsiz olması nafakaya hükmedilmesi noktasında engel teşkil etmez. İşsiz eşin de evlilik birliğinden doğan yükümlülüklerini yerine getirmesi kanuni gerekliliktir. Bu hususta verilmiş pek çok Yargıtay kararı mevcuttur.

Son tahlilde; aile kurumunun korunması ve sağlıklı nesillerin yetişebilmesi adına öngörülmüş tedbirlerden biridir tedbir nafakası. Mağdur olan eş, yukarıda izah edilen hallerde bu tedbirin hayata geçirilmesini aile mahkemeleri vesilesiyle talep edebilir.

 

                            Av. Oğuzhan Kağan