Yargılamada Kanun Yoluna Neden İhtiyaç Vardır?

Yargı mekanizması içinde yer alan, karan etkileyen, karara muhatap olan ve kararı veren temel süje insandır. Ne kadar iyi eğitim almış olursa olsun, ne kadar donanıma sahip bulunursa bulunsun, ne kadar erdemli ve çalışkan olursa olsun, her insanın hata yapma ihtimali mevcuttur. Bu çerçevede, karar veren hükümlerin de maddi vakıalar ve hukuki konularda hata yapması söz konusudur. Mahkeme kararların daha uzman ve daha üst bir organ tarafından incelenmesi, kesinleşecek kararın, hiç ya da en az hata ile verilmesi ihtimalini artıracaktır.

Denetim ne kadar fazla ise, hata ihtimali o kadar azalmaktadır. Bu denetim ihtiyacı, kanun yoluna olan ihtiyacı da beraberinde getirmiştir. Hakimler, kararlarında, herkesten, hatta yargı içindeki bir başka hakimden de bağımsızdırlar. Ancak, böyle bir kontrol mekanizmasının mevcut olması, onları kararlarını verirken daha dikkatli davranmaya sevk edecektir. Hukuk kuralları, soyut, objektif ve geneldir.

Bu sebeple, her somut olayda yeniden canlandırılması ve uygulanması gerekir. Genel, soyut, objektif kuralların, mümkün olduğunca yeknesak ve benzer olaylarda benzer şekillerde uygulanması ile adalet duygusu tatmin edilebilir. Bunun için de, somut olaylar bakımından ayrı ayrı karar veren yerel mahkemeler dışında, onları denetleyecek, içtihatların aynı yönde olmasın sağlayacak, daha üst yargı organlarına ve yargı mekanizmalarına ihtiyaç vardır.

Kanun yolu, hem yargı önüne gelen kişilere daha güvenceli bir yargılama imkanı sunmayı hem de genel anlamda yargı mekanizmasının daha iyi işlemesini sağlamayı amaçlar. Böylece, adalet mekanizması içinde kanun yolu, bireysel ve kamusal yönden önemli bir ihtiyacı karşılamaktadır.