Siber Suçlarla Mücadele

Gelişen teknoloji ile beraber yaygınlaşan siber suçların takibi, soruşturulması ve delillendirilmesi; klasik suç türlerinden farklılık arz etmektedir. Doğası gereği bilişim sistemleri üzerinde gerçekleşen siber suçların, soruşturulması ve gerçekleşen olayların aydınlatılması, elektronik veriler aracılığı ile gerçekleştiği açıktır. Bu bağlamda, bilişim sistemleri üzerinde kullanıcı işlemlerinin kaydedildiği ve farklı amaçlar için kullanılan log kayıtları, siber suçlarla mücadelede önemli bir aktör haline gelmektedir. 

Bilişim sistemine bağlı tüm cihazlarda gerçekleşen işlemlerin otomatik olarak kaydedilmesi ile oluşan ve aynı zamanda işlem tarihçesi işlevini gören log kayıtlarının incelenmesi ile muhakeme konusu vakalar aydınlatılmaktadır. Bu aşamada, log kayıtlarının güvenirliğinin sağlanması ve saklama sürelerinin belirlenmesi log yönetimi konusunda hukuken karşılaşılan problemlerin başında gelmektedir. Diğer taraftan kayıtların içereceği bilgiler, saklanma formatları ve incelemeye hazır hale getirilmesi diğer yaşanan problemlerdir. Siber suçlarla etkin mücadele etmek ve zafiyet yaşanmamak için log yönetimi konusunda kapsamlı düzenlemelere ihtiyaç duyulmaktadır. Bu bağlamda siber güvenlik alanında önemi artan ve siber suçlarla mücadelede kilit role sahip log yönetimi; mevzuatımız ve uluslararası standartlar açısından değerlendirilmeli ve varsa eksiklikler belirlenmelidir. 

Siber Suç ve Elektronik Veriler 

Bilişim sistemlerine karşı veya bilişim sistemleri aracılığı ile işlenen suç olarak tanımlanan “siber suçlar”; gelişen teknoloji ile beraber yaygınlaşmakta ve suç mağduru kişiler artmaktadır. Elle tutulamayan, gözle görülemeyen sanal bir ortamda gerçekleşen bu suç türünün tespiti, soruşturulması ve delillendirilmesinin bilgi birikimi ve uzmanlık gerektirdiği açıktır. 

Günümüzde neredeyse gerçekleşen her suçun, bir yönüyle siber suç soruşturması kapsamına girdiği görülmektedir. Adam yaralama, hırsızlık gibi adi suçlar da dahil olmak üzere internet dolandırıcılığı, web site hacklenmesi, çocuk pornografisi gibi suçlar işlenirken bilgisayar medyalarından yararlanılmakta, şüpheliler internet üzerinden e-posta, sosyal ağlar vasıtasıyla görüşmelerini gerçekleştirmekte, yapılacak eylemler ile ilgili olarak internet üzerinden bilgi toplanmakta ve hazırlanan veriler bilgisayar medyalarına kaydedilmektedir. Bu bağlamda siber suçlar ile mücadelede bilgisayar medyalarının üzerinde bulunan elektronik verilerin incelenmesi büyük önem taşımaktadır. 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na göre elektronik veri; elektronik, optik veya benzeri yollarla üretilen, taşınan veya saklanan kayıtlar olarak tanımlanmaktadır. Yapılan benzer tanımlar3 da incelendiğinde; elektronik verilerin kim tarafından nerede oluşturulduğunun bir öneminin bulunmadığı  görülmektedir. 

Elektronik ortamdaki veriler; bir kişi tarafından elektronik ortama girilerek oluşturulabileceği gibi bir bilgisayar sistemindeki hareketlerin sistem tarafından otomatik olarak kaydedilmesi gibi sistem tarafından kendiliğinden oluşturulmak üzere 2 şekilde ortaya çıkabilmektedir. 

Buna göre elektronik veriler; kullanıcılar tarafından bilgisayar medyaları (dizüstü bilgisayar, PC, harddisk, USB Bellek, CD/DVD, mp3 çalar, fotoğraf makinesi, video kamera vb. ) üzerinde belli bir işlem ve irade ile oluşturulabileceği gibi bilgisayar sistemleri tarafından otomatik olarak (değişken IP adresleri, log kayıtları, güvenlik kamerası kayıtları vb. ) da oluşturulabilmektedir. 

Özellikle otomatik olarak oluşturulan verilerin delil olarak kabul edilmesi ile ilgili çeşitli tartışmalar yaşanmakta olup bir görüşe göre bu sorunları çözecek pratik bir çözüm “delil sözleşmesi” dir. Eğer, alıcı ile satıcı arasında alışverişten önce ıslak imzaları taşıyan bir delil sözleşmesi yapılmışsa ve burada bilgisayar kayıtlarının delil olarak kullanılacağı kabul edilmişse, bunlar delil olarak mahkemelerde kullanılır. Bu anlamda video konferans, e- posta (e-mail), sohbet programları kayıtları ve internet ile bilgisayar loglarının delil olarak kullanılması söz konusu olur. Delil sözleşmesi yoksa bunlar yazılı delil başlangıcı veya özel hüküm sebepleridir. Bu sebeple online üyelik gerektiren bir çok internet sitesinde, tıklama sureti ile kullanıcıların kabul ettiği üyelik sözleşmelerinde; yapılacak işlemlerin kayıt altına alınacağı ve resmi merciler tarafından talep edilmesi durumunda paylaşılacağı maddesine yer verilmektedir.