Prim Usulü Çalışma

PRİM USULÜ ÇALIŞMA

 

İş hukukunda işçilerin ücretleri ve çalışma koşuları çeşitlidir. Bunlardan bir tanesinde prim usulü çalışmadır. Prim usulü çalışmada işveren tarafından güdülen amaç  işçinin işini daha  iyi yapmasını,  mal veya hizmet üretiminde daha istekli hale gelmesini ve bu bağlamda da  daha kaliteli ve verimli çalışmayı sağlamaktır. İşçi  tarafından güdülen amaç ise, yapmış olduğu kaliteli ve verimli çalışma  karşılığını almaktır. Diğer bir deyişle işçinin  normalin üstünde yapmış olduğu  emeğin ve fedakârlığının  zayi olmamasıdır.

Prim usulü çalışmada işveren işçiye normalin üstünde yapmış olduğu emek ve başarı karşılığı bir normal ücretleri  dışında ek ücret öder.

İşçinin prime hak kazanması için ise, prime ilişkin işi bitirmesi yeterli olup ayrıca işyerinde prim ödemesini gerektiren dönemin sonuna kadar çalışması gerekmez. Prim uygulaması da  işveren tarafından tek taraflı kaldırılamaz veya azaltılamaz. Aksi halde işçi, prim uygulamasının tek taraflı kaldırılması  veya azaltılmasından itibaren 6 iş günü içerisinde “tek taraflı yapılan bu uygulamayı  kabul etmediğine ‘  dair işverene göndereceği  ihtar halinde prim hakkını kaybetmeyecektir.

Prim ödemesi ile ilgili hüküm ise  İş kanununun  ücret ve ücretin ödenmesi başlıklı 32. Maddesinde  ‘ Ücret, prim, ikramiye ve bu nitelikteki her çeşit istihkak kural olarak, Türk parası ile işyerinde veya özel olarak açılan bir banka hesabına ödenir. Ücret, prim, ikramiye ve bu nitelikteki her çeşit istihkak, yabancı para olarak kararlaştırılmış ise ödeme günündeki rayice göre Türk parası ile ödeme yapılabilir.’ Şeklinde yer almıştır.Buna göre, İşveren tarafından işçiye ödenen primler ve diğer tüm ödemelerin işveren tarafından İşçinin bordrosunda gösterilmesi   ve bu ödemeleri banka yoluyla yapması zorunludur.

Bununla birlikte taşeronluk ilişkilerinin olduğu işveren ilişkilerinde,  Asıl işveren- alt işveren veya geçici iş ilişkisi bulunan iş sözleşmelerinde işçinin prim alacağından  her iki işverende birlikte sorumludur.

Prim  alacağı da  ücret alacağı gibi ödeme tarihinden itibaren 20 gün ve daha fazla süre ile işçiye ödenmediği takdirde işçiye, İş kanunun  24/2-e bendi uyarınca iş akdini tek taraflı olarak feshetme veya  34. Maddesi uyarınca da  iş yapmaktan  kaçınma hakkını verir.

 İşçi işveren tarafından primleri ödenmez ise iş mahkemesine alacak davası  açabilir. Bu dava da işçi  prim uygulamasının olduğunu ve ödenmediğini  mahkeme huzurunda  tanıkla da ispatlayabilir. Eğer işçi  bu prim alacağını olduğunu tanıkla ispatlarsa  bu defa işveren bu primi işçiye ödediğini  yazılı ispatlaması gerekir. Çünkü primleri ödendiğinin ispat yükü işverendedir.

 Ve mahkemede açılacak prim alacağı davasında Prim alacağı da ücret alçağı gibi olduğundan  bankalarca mevduata uygulanan en yüksek faiz uygulanır. Prim alacağındaki dava zamanaşımı süresi ücret alacağında olduğu gibi  hak kazanıldığı tarihten itibaren 5 yıldır.