İş Kanununa Göre Beyaz Yaka Suçları

Çalışma hayatında, İş Hukuku kurallarının dışında işyerinde oluşan ve her işyerine özel değişen  kurallar bulunmaktadır. Bu kurallar, bazen İş Kanununa uygun olduğu gibi bazıları ise tamamen işverenin hukuka aykırı talimatları neticesinde oluşmuş kurallardır.Uygulamada ise en çok bilinenlerden birisi de çalışma hayatına yerleşmiş ve tamamen yanlış olan beyaz yaka-mavi yaka ayrımıdır.

Genelde üretim yapan fabrikalarda rastlanan,daha çok idari ve araştırma geliştirme işlerinde faaliyet gösteren ve beden gücüne oranla yüksek teknolojik eğitim zihin ve beyin gücüne dayalı işlerde çalışanlara beyaz yaka,  mal veya hizmet üretimi yapan bir işletmede, arazide, sahada veya üretim tezgahı başında birebir emek sarf eden ve zihin gücüne oranla daha fazla beden gücüne dayalı işlerde çalışanlar, mavi yakalı işçiler olarak bilinmektedir.

Bu ayrımın en önemli sonuçları ise beyaz yakalı çalışanlar, fazla çalışma ve bayramlarda ve tatillerde çalışmış olsa da fazla çalışma ücreti, bayram ve genel tatil ücreti almaması veya beyaz yakalı çalışanların, mavi yakalı çalışanlara göre daha az oranda fazla çalışma ve genel tatil ücreti almasıdır. (Basit olarak anlatmak istersek, beyaz yakalılar yüksek maaş aldığından dolayı fazla çalışma yaptıklarında, bayram ve genel tatillerde çalıştıklarında, bu fazla çalışmaların ve tatillerin ücretlerini alma haklarına Kanunen sahiptirler. Çalışanların yüksek maaş alması bu duruma engel değildir. Beyaz yakalı yüksek maaş alan işçilerin, İş sözleşmesinde fazla çalışma ücreti maaşın içindedir ibaresi var ise çalışanın, yıllık 270 saatten fazla çalışmaları ücret dahilinde olacaktır.) Çalışma hayatına tamamen yerleşmiş olan mavi yaka-beyaz yaka uygulaması, İş Hukukun kurallarıyla hiçbir şekilde alakası yoktur. İş ve diğer Kanunlarda mavi yaka-beyaz yaka ayrımından hiçbir şekilde bahsedilmediği gibi bu tarz uygulamanın ise İş Kanunun 5. Maddesine aykırılık da teşkil etmektedir. Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin en son kararlarında da belirtilen mavi yaka-beyaz yaka ayrımının uygulamadan kaynaklandığını ve İş Hukukunda bu tarz ayrımın söz konusu olmayacağını özellikle belirtmiştir.

Beyaz yaka şeklinde çalışan işçilerin, fazla çalışma ücreti ve ulusal bayram ve genel tatil çalışma ücreti alacakları açısından diğer çalışanların tabi olduğu 4857 sayılı İş Kanununda yer alan tüm hukuksal düzenlemelerden yararlanacağı ve bu Kanundaki mevzuata göre alacakların değerlendirileceği belirtilmiştir.

Türkiye’de beyaz yaka suçu  oldukça  fazla   işlenen suçlardandır.  Bu suç, özellikle 2000 ve 2001 ekonomik krizleri sonrasında ortaya çıkmış- tır. Zira yolsuzluk ve rüşvet, 1994, 2000 ve 2001 ekonomik krizlerinin en büyük nedenlerindendir. Günümüzde ise  çok  sayıda işlenen mali suçlar, bilişim suçları, dolandırıcılıklar ve yolsuzluklar beyaz yaka suçunun ülkemizde çok  sık  işlenen suçlar olduğunu göstermektedir.

Türkiye’de, 2011’de 33  şehirde organize suç  örgütlerine yönelik 102 operasyon yapılmıştır. Emniyet Genel Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı’nın 2011 raporuna  göre, “Mali  suçlar  ve suç  gelirleriyle mücadele alanında 2010 yılı içerisinde 11.726 olay meydana gelmiş ve  28.544 şahıs hakkında  işlem yapılmıştır. 2011 yılı itibariyle 11.836 olay  meydana gelmiş ve 29.573 şahıs hakkında işlem yapılmıştır.”

Türkiye’de beyaz yaka suçlarının önlenmesine ilişkin kanunlar yer al- maktadır. Söz  konusu kanunların birçoğu IMF ve Avrupa Birliği’nin Türkiye’ye yolsuzluğa karşı etkin mücadele verilebilmesi hususundaki baskı- larından kaynaklanmaktadır.

Türkiye’de beyaz yaka suçlarına ilişkin olarak yasa  koyucunun hazırladığı  bazı  kanunlar şöyledir:

• Türk Ceza  Kanunu,

• Türk Ticaret Kanunu,

• İş Kanunu,

• Vergi Usul  Kanunu,

• Bankalar Kanunu,

• Sermaye Piyasası Kanunu,

• Kara Para Aklanmasının Önlenmesine Dair Kanun,

• Çıkar Amaçlı  Suç  Örgütleriyle Mücadele Kanunu,

Her  ne  kadar Türkiye’de son  yıllarda beyaz yaka suçlarıyla mücadele etme adına kanunlarda değişiklikler yapılmış olsa  da;  uygulamada büyük sorunların yaşandığı aşikardır. En fazla  ekonomik suç  işlenen ülkelerden biri olmamıza rağmen, bu  suçlara ilişkin ceza  alanların sayısı oldukça azdır.

Türkiye’de beyaz yaka suçları konusunda yapılan araştırma ve bilimsel çalışmaların, gelişmiş ülkelerle kıyaslandığında oldukça yetersiz olduğu söylenebilir. Önemli bir  beyaz yaka suçu olan yolsuzluk konusunda Tür- kiye,  Uluslararası  Şeffaflık Örgütü’nün yolsuzluk algı  endeksinde, 2002 yılında 102 ülke arasında 4,2  puanla 61.  sırada yer alırken, 2012’de 176 ülke arasında 54.  sıraya gerilemiştir. Türkiye’nin 2002 yılında 4,2  puanla 2004’te 3,2  olan endeks değeri ise  2010’da 4,4, 2011’de 4,2, 2012’de ise 100 üzerinden 49  puan almıştır.

 Bu  nedenlerden  dolayı, Türkiye’de beyaz yaka suçlarına  ilişkin etkin bir  şekilde uygulanabilecek, beyaz yaka suçlarını  işleyenleri, bu  suçtan mağdur olan insanları ve toplumu tatmin edecek şekilde cezalandıracak ve  insanları bu  suçları işlemesinden caydıracak nitelikte, etkili hukuki yaptırımlar düzenlenmelidir.