Zina

  

Boşanma eşler hayatta iken evlilik ilişkisine mahkeme kararı ile hukuken son verilmesidir Evlilik ile birlikte şahsi hal sicilinde “evli” medeni halini almış olan eşler, boşanma kararının kesinleşmesi ile birlikte “boşanmış” medeni halini alırlar.

            Boşanma ile birlikte, eşlerin birbirine karşı evlilikten doğan karşılıklı hakları ve yükümlülükleri sona erer. Eşler sadece mahkeme tarafından karar verilmiş olmak kaydıyla tazminat, nafaka gibi mali konularda karşılıklı hak ve borç sahibi olabilirler.

            Boşanma evlilik birliğinin arzu edilmeyen bir biçimde sona ermesidir. Bu nedenle boşanmanın önüne geçilebilmesi, çeşitli yönlerden bütün sosyal bilimcilerin ilgi alanına girmektedir. Boşanmaya yol açan sebepler, bu ilgi alanının belirlenmesinde temel etken durumundadır. Örneğin iktisatçılar boşanmaya yol açan ekonomik faktörlerin ortadan kaldırılabilmesine yönelik çözümler üzerinde durmakta, psikologlar, bireysel davranış bozukluklarını bu yönden incelemekte, hukukçular, ailenin daha sağlam temellere oturabilmesi için karşılıklı hak ve yükümlülükleri doğru belirlemeye çalışmaktadırlar.


             Medeni Kanunun 129. ve devamı maddelerinde boşanma sebepleri sınıflandırılmak suretiyle açıklanmıştır.
                                                  

        Genel boşanma sebepleri yasada somut olarak belirtilmemiş, evlilikte yaşanılan olayın koşulları, nedenleri, tarafların kusurları, olayın evlilikte meydana getirdiği sonuçları gibi unsurların hakimin takdirine bırakıldığı boşanma sebepleridir.

           Özel boşanma sebepleri ise medeni kanunda açık ve kesin şekilde belirtilmiştir. Bu tanıma uyan sebeplerin bulunması boşanma için yeterlidir. Özel boşanma nedenleri: zina, hayata kast ve pek kötü onur kırıcı davranış, suç işleme ve haysiyetsiz hayat sürme, terk ve akıl hastalığıdır.

 

       Zina, ülkemizde teorik olarak beklendiği ölçüde yaygın bir boşanma sebebi oluşturmamaktadır. Zina fiilinin işlendiğinin ispat edilemeyecek olması evli kadınları boşanma davası açmaktan caydırabilmektedir. kadınlar öncelikle boşanmanın olumsuz sonuçlarıyla karşılaşmak yerine kocanın zinasına göz yummayı tercih etmektedirler.

      Zinanın koşullarından olan karşı cinsle cinsel münasebet kurulması zina yapan eşin cinsiyetine bağlanmamalıdır.Erkek-erkek ya da kadın-kadın arasında yaşanan cinsel münasebet zinanın diğer koşullarının da oluştuğu durumda kabul edilmelidir.