Türk Medeni Hukukunda Mal Rejimleri

Günümüzde   yapılan   evliliklerin  bir    kısmı  ne    yazık   ki    fazla    uzun sürmemektedir. Boşanma ile biten evlilik sayısı her yıl daha fazla artmaktadır. Bu   durumda  boşanma  sonuçları açısından  mal rejimleri büyük önem arz etmektedir.

Değişen toplum  ihtiyaçlarına  ve  gün geçtikçe ekonomik hayatta daha fazla  yer  alan kadınların  Eski Medeni Kanun  döneminde mevcut olan yasal mal  rejimi  sebebiyle  haksızlığa  uğramaları,   Medeni  Kanun’da   değişiklik yapılmasını gerektirmiş ve sonuçta yeni  bir medeni kanun tasarısı hazırlanarak kanunlaştırılmıştır.

Yeni  Medeni Kanun’un  yürürlüğe girdiği 01.01.2002  tarihinin  öncesinde başlayıp   devam   eden   evliliklerde,  eşler   ayrıca   mal   rejimi   sözleşmesi yapmamışlarsa, 31.12.2001  tarihine kadar  “Mal  Ayrılığı”na,  01.01.2002’den sonrası için   ise   “  Edinilmiş  Mallara  Katılma” rejimine  tabi olmaktadır. Bu evliliklerde 01.01.2002  tarihinden  önce eşlerin  her  birinin  üzerine  kayıtlı olan mallar  kendisinde  kalmaya  devam etmekte  ve  herhangi bir   sözleşme yapmadıkları takdirde 01.01.2002’den sonrası için   bu mallar kimin üzerine kayıtlı ise  onun kişisel malı sayılmaktadır.

Eşlerin yeni   kanunun yürürlüğe girmesinden sonra kazandıkları ise “ edinilmiş mal “ sayılacak ve mal rejiminin tasfiyesi usullerine göre  eşler arasında paylaşılacaktır.

Yeni   Medeni  Kanun   mal  rejimi konusunda   ikili   bir   ayırım  yapmıştır. Bunlardan birincisi yasal mal rejimi, ikincisi ise  seçimlik mal rejimidir. Yasal mal rejimi “edinilmiş mallara katılma rejimi“ dir. Seçimlik mal rejimleri ise, “mal  ayrılığı rejimi“, “paylaşmalı  mal ayrılığı rejimi“ ve  “mal  ortaklığı rejimi“ dir.

I. MAL REJİMİ  KAVRAMI

Eşlerin evlenmeden önce sahip oldukları ve  evlilik süresince  edindikleri malvarlıklarını yönetme, bunlardan yararlanma ve bunlar üzerinde her türlü işlem yapma usullerini belirleyen hukuk kurallarına mal rejimi denir.

Eşlerin edindikleri malların mülkiyet durumunun  nasıl  olacağı, bu malların  nasıl  yönetileceği, malların  gelirinden  veya  borçlarından  hangi oranda  yararlanacağı  ya  da  sorumlu  olacağı, evlilik sona  erdiğinde veya yasa’da gösterilen diğer durumlarda bazı malların paylaşılıp paylaşılmayacağı, paylaşılacaksa   nasıl  paylaşılacağı,  eşler  arasındaki   mal  rejimine  ilişkin kurallarla düzenlenir.

II. MAL REJİMİ  SÖZLEŞMESİ

A. Sözleşmenin şekli

Mal  rejimi sözleşmesi şekil şartına  bağlı iki  taraf lı  bir  hukuki işlemdir. Eşler veya nişanlılar yaptıkları mal rejimi sözleşmesi ile aralarında yasal mal rejimi dışındaki seçimlik mal rejimlerinden hangisinin geçerli olacağına karar verebilir ve değiştirebilirler.

Mal   rejimi sözleşmesinin  düzenleme  ya da  onaylama  şeklinde  noterde yapılması gerekir. Taraf lar  evlendirme memuruna yalnızca hangi mal rejimini seçtiklerini  yazılı   olarak  beyan  edebilirler.  Ancak mal  rejimi sözleşmesini kendisine   sunamazlar.   Çünkü   evlendirme  memurunun   hukuki   bilgisi olmadığından bu sözleşmenin hukuka  uygun olup olmadığını denetleyemez.

Eski Medeni Kanun’da  mal rejimi sözleşmesinin üçüncü kişilere karşı da geçerli olabilmesi tescil şartına  bağlanmıştır. Yeni  Medeni Kanun’da  bu şart aranmamıştır.

B. Sözleşme ehliyeti

Mal  rejimi sözleşmesi, ancak ayırt etme gücüne sahip olanlar tarafından yapılabilir.

Küçükler ile  kısıtlılar, yasal temsilcilerinin rızasını almak zorundadırlar. Mal  rejimi sözleşmesi yapmak, kısıtlı ve  küçükler için  rıza  aransa da, kişiye sıkı  sıkıya bağlı haklardandır.  Dolayısıyla mal rejimi sözleşmesi temsil kabul etmez. Evlenme küçüğü ergin kılacağı için, yasal temsilcinin rızası olmaksızın mal rejimi sözleşmesi yapabilirler.

C. Sözleşme serbestisi

Eşler, mal rejimi sözleşmesi ile ancak kanunda sayılan mal rejimlerinden birini seçebilirler. Eşlerin mal rejimi olarak örneğin, yabancı bir  ülkede geçerli bir  mal rejimini seçmeleri, uluslararası hukuk kuralları saklı kalmak şartıyla mümkün değildir.

Mal  rejimi sözleşmesi dışında  yapılacak, adi   yazılı   sözleşmelerle de  mal rejimlerine  ilişkin  hükümlerde   değişiklik  yapılması  mümkündür.   Eşler yapacakları yazılı  bir  anlaşma ve  değer artış payından feragat  edebilecekleri gibi,  değer artış payı oranını değiştirebilirler.

Eşlerin mal rejimi dışındaki ekonomik ilişkilerine yönelik anlaşmaları, mal rejimi sözleşmesinin şekil şartına bağlı olarak yapılması gerekmediği hallerde de mal rejimi sözleşmesiyle düzenlenebilirler. Örneğin, eşlerin birliğin giderlerine ne   oranda  katılacakları  konusu  mal  rejimi sözleşmesi ile   düzenlenebilir. Ancak, söz  konusu  hukuki işlem için   özel  bir   şekil öngörülmüşse,  o  şekle uyulmalıdır.

Eşler arasındaki  mal rejimi sözleşmesinde ya da  yasal  mal rejiminde, Kanunda açıkça belirtilmiş hususlarda değişiklik yapma serbestisine sahiptir. Ancak bunun  dışında kalan  ve  amir hüküm  niteliği taşıyan    hususlarda sözleşme ile değişiklikler yapmak mümkün değildir. Amir  hükümlerde yapılan değişiklikler hiç  yapılmamış sayılacaktır.

II. MAL REJİMİ  TÜRLERİ

A. Edinilmiş Mallara Katılma Rejimi

a.  Mülkiyet Bakımından

Edinilmiş mallara katılma rejimi, edinilmiş mallar ile eşlerden her birinin kişisel mallarını  kapsar.  Bunlara  üçüncü  mal  türü  olarak  paylı malları ekleyebiliriz.

Bir  malın edinilmiş mal sayılabilmesi için, mal rejiminin devamı süresince edinilmiş  olması  ve   emek  karşılığında  edinilmiş  olması  gerekir.  Bir   eşin edinilmiş mallarının neler olduğu kanunda açıkça gösterilmiştir:

1. Eşin çalışmasının karşılığı olan edinimler,

2.  Sosyal güvenlik veya sosyal yardım kurumu  ve  kuruluşlarının veya personele yardım amacıyla kurulan sandık ve benzerlerinin yaptığı ödemeler,

3. Çalışma gücünün kaybı nedeniyle ödenen tazminatlar,

4. Kişisel malların gelirleri,

5. Edinilmiş malların yerine geçen değerler.

Kanunda gösterilen kişisel mallar ise  şunlardır:

1. Eşlerden birinin yalnız kişisel kullanımına yarayan eşya,

2. Mal  rejiminin başlangıcında eşlerden birine ait bulunan  veya bir  eşin sonradan miras yoluyla ya da herhangi bir  şekilde karşılıksız kazanma yoluyla elde  ettiği malvarlığı değerleri.

3. Manevi tazminat alacakları,

4. Kişisel malların yerine geçen değerler.

Bunlar  dışında  eşler  dilerlerse  mal  rejimi sözleşmesi ile   bir   mesleğin icrasına veya işletmenin faaliyetine tahsis edilmiş edinilmiş malları kişisel mal olarak kabul edebilecekleri gibi  edinilmiş mallara dahil olan kişisel malların gelirlerinin  de   kişisel mal  olacağını kabul  edebilirler. Bir   malın eşlerden hangisine ait olduğu ispat  edilemiyorsa, o  mal,  eşlerin  paylı mülkiyetinde sayılır. Dolayısıyla hangi eşe  ait olduğu ispatlanamayan mallar üzerinde eşler eşit paylarla mülkiyet hakkına sahiptirler.

b. Yönetim, Yararlanma ve Tasarruf Yetkisi Bakımından

Edinilmiş mallara katılma rejiminde her eş  kanuni  mal rejimine uygun mallarının yine  malikidir ve  bu mallar üzerinde edinilmiş mal olsun, kişisel mal olsun bu malları yönetme, bunlardan yararlanma ve üzerlerinde tasarrufta bulunma hakkına sahiptirler.

Edinilmiş mallara katılma rejiminde, aksine anlaşma olmadıkça eşlerden biri  diğerinin rızası olmadıkça paylı mülkiyet konusu  maldaki payı üzerinde tasarrufta  bulunamayacaktır.  Ancak diğer pay sahibi eş,   bu tasarrufa rıza verirse tasarruf  işlemi geçerli olacak eğer   rıza   verilmezse yapılan  tasarruf işlemi rıza   vermeyen eşi  bağlamayacak, üçüncü kişi   yönünden de  tasarruf işlemi hukuki sonuç doğurmayacaktır.

c. Eşlerin sorumluluğu

Edinilmiş mallara katılma rejiminde eşlerden her biri, kendi borçlarından dolayı üçüncü kişiler karşısında bütün malvarlığı ile sorumludur.

Borç, hukuki  işlemden kaynaklanabileceği gibi,   haksız fiilden,  sebepsiz zenginleşmeden ya da doğrudan kanundan da kaynaklanabilir. Bunun dışında her eş,   aile  birliğinin temsil yetkisi kapsamında  yaptığı hukuki  işlemlerden doğan borçlardan ve temsil yetkisinin üçüncü kişilerce anlaşılamayacak şekilde aşılması nedeniyle diğer eş ile müteselsilen sorumludur.  Buna karşılık eşler, temsil yetkisi bulunmaksızın  yaptıkları işlemlerden kişisel olarak  sorumlu olacak, bu kişisel sorumluluk  da hem kişisel hem de  edinilmiş  malları  ile olacaktır.

d.  Edinilmiş mallara katılma rejiminin sona ermesi

Edinilmiş mallara katılma rejimi dört halde sona erer. Bunlar, eşlerden birinin ölümü, eşlerin başka bir  mal rejimine geçmeleri, evliliğin boşanma veya iptal sebebiyle sona ermesi ve  mevcut mal rejiminin hakimin kararı ile  mal ayrılığına dönüşmesi halleridir.

Eşlerden birinin ölümü halinde ölüm anında,  evliliğin boşanma  veya iptal hükmünün   kesinleşmesiyle birlikte  sona  erdiği takdirde  dava  tarihinden itibaren, eşlerin başka mal rejimine geçmeleri durumunda  buna ilişkin mal rejimi sözleşmesinin kurulduğu  andan  itibaren,  edinilmiş mallara katılma rejiminin hakimin kararıyla mal ayrılığına dönüştürülmesi durumunda  dava tarihinden itibaren edinilmiş mallara katılma rejimi sona ermiş olur.

e. Edinilmiş mallara katılma rejiminin tasfiyesi

Bu  rejimde tasfiye anında  kişisel mallar ile  edinilmiş malların ayrılması gerekir. Bu   da mal rejiminin sona ermesi anındaki durumlarına  göre   olur. Kanunumuz bu rejimde üç tane ölçü alınacak değer düzenlemesi getirmektedir. Bunlar; Sürüm Değeri, Gelir Değeri ve Hakkaniyet Değeri’dir.

Mal  rejiminin tasfiyesinde malların sürüm değerleri esas alınır. Sürüm, bir  malın satılır olmasıdır. “ Sürüm  Değeri “ ile  kastedilen piyasa değeridir. Rayiç değerdir. Gelir Değeri, belirli zamanlarda, belirli yerlerden gelen paradır. Tarımsal işletme bütünlük arz ediyor ise burada işletmenin gelir  değerinin esas alınması gerekir. Malın sürüm değeri yerine gelir  değerinin tasfiyesinde dikkate alınması belli  kişiler için  belirli şartlar altında mümkündür. Buna göre:

 1.   Malik olan eş,  tarımsal  işletmeyi mal rejimin tasfiyesinden sonra  da işletmeye devam etmelidir. Veya;

2.    Sağ  kalan eşin veya alt soyundan birinin tarımsal işletmenin kendisine bir  bütün olarak özgülenmesini istemeye hakkı olmalıdır.

3.    TMK 227’ye göre  hesaplanacak  olan değer artış payı alacağının veya

230/3’e göre   değişken denkleştirme alacağının hesaplanması ya da artık değer katılma alacağının hesabında tarımsal işletmenin edinilmiş mal olarak dikkate alınması gerekecektir.

 Eşlerden  birinin  ölmesi halinde  de   tarımsal işletmenin bütünlüğünün bozulmaması asıldır. Bu  durumda  diğer eşin, katılma ve  değer artış payları, gelir  değerine göre  hesaplanır. Sürüm değeri burada yeterli olmaz.

Özel   haller  gerektirdiği hallerde  hesaplanan   değer,  hakkaniyet  gereği arttırılabilir.  Özellikle sağ kalan eşin geçim koşulları, tarımsal işletmenin alım değeri, ayrıca tarımsal işletme kendisine ait olan eşin yaptığı yatırımlar veya mali durumu, özel  hallerden sayılır.

Edinilmiş mallara  katılma  rejiminde eşin  paylı mülkiyet  konusu  malı ekonomik  bütünlüğünü   bozmadan  alabilmesi  için,  eşin  üstün   yararını kanıtlaması,  paylı mülkiyet konusu  malın  üstün   yararını  kanıtlayan  eş tarafından alınmak istenmesi ve  diğer eşin payının gerçek değerinin, sürüm değerinin ödenmesi koşullarının gerçekleşmesi gerekir.

B. Mal Ayrılığı Rejimi

a.  Eşlerin hakları

Mal  ayrılığı rejiminde, eşler ayrı malvarlıklarına sahiptirler, eşlerden her biri, evlenmeden önce veya evlilik süresince edindiği malların mülkiyetine sahip olur. O halde, bir  eşin evlenmeden önce sahip bulunduğu mallarının mülkiyeti evlenmeyle diğer eşe  geçmez veya bunlar ortak mal durumuna gelmez.

 Bu rejimde, eşlerden her biri, kanunun çizdiği sınırlar içinde, kendi malvarlığı

üzerinde yönetim, yararlanma ve tasarruf haklarına sahiptir. Eşlerden birinin açık veya örtülü olarak mallarının yönetimini diğer eşe  bırakması halinde, aksi kararlaştırılmış olmadıkça, vekalet hükümleri uygulanır.

b. Eşlerin sorumluluğu

Bu rejimde eşlerin sorumluluğu konusunda paylaşmalı mal ayrılığı rejimine ilişkin hükümlerin  uygulanacağı belirtilmiştir. Bu  yüzden eşlerden her biri, kendi borçlarından bütün  malvarlığıyla sorumludur. Eşlerin, evlilik birliğinin temsil yetkisi bulunmaksızın  yaptıkları işlemlerden kişisel olarak  sorumlu olacak, evlilik birliğini temsilen yaptıkları işlemlerden müteselsilen  sorumlu olacaklardır.

c. Rejimin sona ermesi ve tasfiyesi

Mal  ayrılığı rejimi eşlerden birinin ölümü, başka bir  mal rejimini seçmesi veya  mahkemece   evliliğin iptal  veya  boşanma   sebebiyle  sona  erdirilmesi hallerinde bitmiş olur.

Mal  rejiminin tasfiyesinde her eş  kendi malının mülkiyetine sahip olduğu için, eğer  o mal diğer eşin malvarlığında bulunuyorsa, bu malın iadesini talep eder. Eşler arasında  paylı mülkiyete konu bir   mal varsa,  mal ayrılığı sona erdiğinde eş,   eşine  payının  ödeme günündeki  karşılığını vermek ve  malın kendisinde kalmasında  üstün  yararı  olduğunu  ispatlamak  şartıyla,  paylı mülkiyete konu olan malın kendisine verilmesini isteyebilir.

C. Paylaşmalı Mal Ayrılığı Rejimi

Bu  rejim edinilmiş mal ve  kişisel mal ayırımı yapmaz. Bu  mal rejiminde mal ayrılığında olduğu gibi  iki  grup mal vardır: Kadının ve  erkeğin malları. Bu   mallar eşlerin evlenirken getirdikleri ve  sonradan  edindikleri mallardan oluşur. Kadın ve erkeğin mallarının ayrı oluşu, yönetim, tasarruf ve borçlar bakımından da etkisini gösterir. Buna göre, her eş  kendisine ait malı yönetir, tasarruf  edebilir ve  her eşin kendi mallarına ait borçlarından sorumluluğu ayrıdır.

Mal   ayrılığından farklı  olarak,  eşlerden  biri   tarafından  paylaşmalı mal ayrılığı rejiminin kurulmasından sonra edinilmiş olup ailenin ortak kullanım ve yararlanmasına özgülenmiş mallar ile ailenin ekonomik geleceğini güvence altına  almaya  yönelik yatırımlar  veya bunların  yerine geçen değerler, mal rejiminin sona ermesi halinde eşler arasında eşit olarak paylaşılır. Bunun dışında,   manevi  tazminat   alacakları,   miras   yolu    ile    edinilmiş   mallar, karşılıksız  veya ölüme  bağlı  tasarruf larla  edinilmiş mallar  paylaşıma  tabi tutulmamıştır.

Ayrıca eşlerden hangisine ait olduğu ispat edilemeyen mal da her iki  eşin paylı mülkiyetinde sayılır.

Bu rejimin sona ermesini sağlayan sebepler diğer rejimlerden farklı değildir. Paylaşmalı mal ayrılığı rejiminde mal rejiminin sona ermesinde paylaşmaya iki  mal grubu konu olmaktadır. Ailenin ortak kullanımına özgülenmiş mallar ve eşlerin kazançları ile  yaptıkları tasarruf lardır.  Paylaştırma “ayın olarak“ yapılır. Buna  olanak  yoksa  bedel eklenmek  suretiyle  paylar  denkleştirilir. Eşlerden birinin diğerine ödeyeceği bedel, malların tasfiye anındaki değerine göre  hesaplanır.

D. Mal Ortaklığı Rejimi

Mal  ortaklığı rejiminde üç grup mal vardır: Ortaklık malı, kadının kişisel malı ve kocanın kişisel malı. Mal ortaklığı rejiminin genel mal ortaklığı ve sınırlı mal ortaklığı olmak üzere iki türü vardır. Sınırlı mal ortaklığı da kendi arasında “edinilmiş mallarda ortaklık“ ve “diğer  mal ortaklıkları“ şeklinde ayrılmıştır.

Mal  ortaklığının asıl tipi  genel mal ortaklığıdır. Ortaklık mallarına eşler elbirliği ile maliktirler. Eşlerin ortaklığa koydukları malların miktarı ne  olursa olsun eşlerden her biri   ortaklık mallarına bir  bütün olarak ve  yarı hisseye sahip olurlar. Eşlerin kişisel malı sayılanlar buna dahil değildir.

Ortaklık  mallarının   yönetimi  bu   yönetimin  olağan  veya  olağanüstü yönetim olmasına göre  değişir. Olağan yönetimde, eşler tek başlarına  evlilik birliğinin yararına olan mutat işlemleri yapabilirler. Hayat tecrübelerine göre malvarlığının alışılagelmiş idaresinin dışında kalan  bütün  hukuki  işlemler olağanüstü sayılır. Olağanüstü yönetimde eşlerin rızalarının bulunması aranır. Eşlerden her biri, yasal sınırlar içerisinde kişisel mallarını yönetme bunlar üzerinde tasarrufta bulunma hakkına sahiptir.

Mal ortaklığı rejiminin sona ermesi, başka bir mal rejimine geçiş, mahkeme kararıyla mal ayrılığı rejimine geçiş, ölüm, boşanma,  evliliğin iptali, eşlerden biri hakkında if lasın açılması ile olur. Ortaklık mallarında tasfiye yarı yarıyadır. Bu  kuralın istisnası, boşanma halinde her eş  ortaklıktaki  kendi malını geri almasıdır.

Ölüm halinde  de   sağ  kalan  eş   terekeden  ortaklığa  önceden  koyduğu malların çıkarılmasını ve kendisine verilmesini isteyebilir. Eşin miras hakkı ise geriye kalan terekeden alınır. Mal  rejiminin değişmesinde veya mal ayrılığına geçişte her eş  ortaklıktaki malını geri  alır.

III. OLAĞANÜSTÜ MAL REJİMİ

Eşler arasındaki mevcut rejimin eşlerden birinin istemi veya yargıç kararı ile mal ayrılığı rejimine dönüşmesine olağanüstü  mal rejimi denir. Olağanüstü mal rejimine  geçiş istemi  kişiye sıkı   sıkıya bağlı bir   haktır, istisnai olarak

eşlerden biri  ayırt etme gücünden sürekli yoksun ise,  onun yasal temsilcisi de mal ayrılığına geçişe karar verilmesini isteyebilir.

Mal   ayrılığı rejimine  dönme  olanağı  haklı  nedenlerin  varlığı koşuluna bağlanmıştır.  Haklı nedenlerin  varlığı halinde  eşlerden  birinin  başvurusu sonucu  mevcut mal rejimi yerine mal ayrılığı rejimine geçilebilecektir. Haklı nedenin ortadan kalkması halinde eşlerin birlikte önceki veya başka bir  mal rejimini kabul edebilecekleri hükmüne yer  verilmiştir.

Haklı nedenlerin  neler  olabileceği yasada  gösterilmiştir. Bunlar;  eşin borca batık olması, eşin ortaklık payının haczedilmesi, istemde bulunan eşin menfaatlerinin tehlikeye düşmesi,  eşin mal varlığı, ortaklık malları, gelir  ve borçları hakkında bilgi  vermemesi, eşin ayırt etme gücünde sürekli yoksun olması, diğer eşin ortaklık malları üzerinde tasarruf  yapılabilmesi için  haklı neden olmaksızın rızadan kaçınması olarak sayılabilir.

Olağanüstü  mal rejimine geçiş, aynı zamanda  mevcut mal rejimini sona erdirip, tasfiye sonucunu  da beraberinde getirmektedir.Taraf lar  istedikleri mal  rejimini  kanunda   yazılı    sınırlar   içinde  seçebilir,  kaldırabilir   veya değiştirebilirler. Ama  aralarında bir  uzlaşma sağlanamazsa, haklı nedenlerinOlağanüstü  mal rejimine geçiş, aynı zamanda  mevcut mal rejimini sona erdirip, tasfiye sonucunu  da beraberinde getirmektedir. Taraf lar  istedikleri mal  rejimini  kanunda   yazılı    sınırlar   içinde  seçebilir,  kaldırabilir   veya değiştirebilirler. Ama  aralarında bir  uzlaşma sağlanamazsa, haklı nedenlerin varlığı durumunda hakime başvurulabilecektir ve yargı marifetiyle mevcut mal rejimi mal ayrılığına dönüştürülecektir.

SONUÇ

Türk Medeni Kanunu’nun mal rejimine ilişkin hükümleri  özellikle kadının korunması için  konulmuş hükümlerdir. Kadın dışarıda çalışmamasına karşın, evinde  çalışmakta,  yıllar  sonra  boşandığında  ise,    malvarlığı bakımından evlendiği andaki değeriyle eşit miktarda olarak bundan  sonraki yaşantısına devam etmek zorunda kalmaktadır. Bu durum ise kadının mağdur olmasına yol açmaktadır. Bu  açıdan edinilmiş mallara katılma rejimi kadının mağduriyetini önlemeyi amaçlamıştır.

Edinilmiş mallara katılma rejimine karşı ciddi eleştiriler bulunmaktadır. Bu rejimin, özellikle tasfiyesinin çok  zor  olduğu, birçok karışık işlemi gerektirdiği belirtilmiştir. Bu  rejimin Türk Aile yapısına uymadığı, evlilikleri bir  aile  birliği olarak değil  de  bir  ticaret şirketi gibi  kabul ettiğini, bunun ise  kabul edilemez olduğu söylenmiştir.

Yeni  Medeni Kanun  ile  kabul  edilen rejim çok  karışık olmasına karşın, beraberinde olumlu değişiklikler getirmiştir. Kadınların ekonomik mağduriyetini gidermesi ve kadın ile erkek arasındaki eşitliği öne çıkarması gibi olumlu yanları vardır. Mal  rejiminin uygulanma aşamasında  birtakım zorluklar yaşanacağı kuşkusuzdur. Eşlerin ihtilaf yaşamadan anlaşmaları halinde mal paylaşımının kolay olacağı bilinen bir  gerçektir.