Rödavans Sözleşmesi Nedir?

Rödovans sözleşmeleri, uygulamasına sıklıkla rastlanmakla beraber, ilk kez  10.06.2010 tarihli ve 5995 sayılı  Kanun’un 17.  maddesi ile 3213 sayılı  Maden Kanunu’na eklenen EK Madde 7 hükmü uyarınca, “Maden ruhsat sahiplerinin, ruhsat sahalarının bir  kısmında veya tamamında üçüncü kişilerle yapmış oldukları rödövans sözleşmelerinde, bu  alanlarda yapılacak madencilik faaliyetlerinden doğacak İş Kanunu, iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili idari, mali ve hukuki sorumluluklar rödovansçıya aittir. Ancak bu  durum ruhsat sahibinin Maden Kanunundan doğan sorumluluklarını ortadan kaldırmaz.” şeklinde yasal düzenlemeye konu edilmiştir.

Akabinde Madencilik Faaliyetleri Uygulama Yönetmeliği  kabul edilmiş ve Yönetmeliğin 4, 96,  100, 131, 138’inci maddeleri ile Geçici  1. Maddesinde  rödovans sözleşmesine ilişkin düzenlemelere yer  verilmiştir. Böylece  rödovans sözleşmesinin yasal zemini oluşturulmaya çalışılmıştır. Bununla birlikte rödovans sözleşmelerinin kurulması, sona ermesi ve tarafların hak ve yükümlülükleri gibi temel hususlara kanunda yer verilmiş değildir. Söz konusu boşluk, öğreti ve yargı  kararlarında TBK’nın  357 ve devamı maddelerinde düzenlenen “Ürün  Kirası”na ait  hükümlerin rödovans sözleşmelerine de uygulanacağı kabulü ile giderilmeye çalışılmıştır.

Ürün kirası, kiraya verenin kiracıya ürün  veren bir  şeyin   veya  hakkın kullanılmasını ve ürünlerin  devşirilmesini bedel karşılığında bırakmayı üstlenmesine dayalı bir  sözleşme ilişkisi olup rödovans sözleşmeleri de bu tanıma uyar. Nitekim rödovans yönteminde ruhsat sahibi olan madenci işletme iznini devreder ve bunun karşılığında da rödovans bedeli denen bir pay alır. Bununla birlikte hasılat kirasına dair hükümlerin rödovans sözleşmelerinin konusu, mahiyeti ve amacı gözetilerek ve ancak mahiyeti uygun düştüğü ölçüde rödovans sözleşmelerine uygulanması gerekir.

Rödovans sözleşmesinin tanımı

Rödovans sözleşmesi,  Madencilik Faaliyetleri Uygulama Yönetmeliğinin  4. maddesinde, “Ruhsat sahalarındaki madenlerin üretilerek değerlendirilmesi amacıyla üçüncü kişilere veya kuruluşlara tasarruf hakkı sağlamak üzere ruhsat sahasının tamamı ya da bir  kısmı için  ruhsat sahiplerinin bu kişilerle yapmış oldukları sözleşmeler” olarak tanımlanmıştır. Ne var  ki bu  tanım sözleşmenin esaslı unsurlarını içermemesi bakımından eksiktir. Oysaki Devletten alınan idari izin  niteliğindeki maden ruhsatının kiralanması esasına dayanan ve özellikle iş  hukuku ve idare hukuku bakımından son  derece önemli sonuçları olan rödovans sözleşmelerinin tüm unsurlarını içerir şekilde yasal bir  tanıma kavuşturulması gerekir.

Yönetmelik’te işletme ruhsatının maden siciline kaydedilmesi (m.96), gerekli şartların sağlanması halinde ruhsat sahasına teknik ya da  daimî fenni denetçi atanabilmesi (m.131, 138), bu  sözleşmelerde yapılan değişikliklerin, devir ve intikal işlemlerinin veya iptalinin maden siciline şerh veya terki (m.100) gibi rödovans sözleşmesinin bir  takım unsurlarına yer verilmiş ise de bu hususlar sözleşmenin temel unsurları olmadığından sözkonusu hükümlerden hareketle bir  tanım yapılması mümkün değildir.