Zina Sebebiyle Boşanma

Medeni Kanun boşanma sebeplerini özel boşanma sebepleri ve evlilik birliğinin temelinden sarsılması adı altında genel boşanma sebebi olarak düzenlemiştir. Özel boşanma sebeplerine göre açılan davalardan her biri ispat ve süre açısından farklılık arz eder. Müstakil olarak sadece zina sebebiyle boşanma davası açmak mümkünken, zina eyleminin ispatı için güçlü deliller yoksa hem zina hem de evlilik birliğinin temelinden sarsılması sebebiyle terditli olarak boşanma davası açmak da mümkündür. İş bu çalışmamızda özel boşanma sebeplerinden olan zinaya ilişkin hususları inceleyeceğiz.

Zina Nedir?

Zina islam hukukunda ve medeni hukukta farklı tanımlanmıştır. İslam hukukunda zina, evlilik bağı olmaksızın ergen bir erkeğin ergen bir kadınla yaşadığı cinsel birliktelikken, medeni hukukta ise evli birinin eşinden başka biriyle cinsel birliktelik yaşaması olarak tanımlanır.

Zina Nedeniyle Boşanma Davası Nasıl Açılır?

Zina nedeniyle açılan boşanma davası, bir çekişmeli boşanma davası türüdür. Dolayısıyla bir dava dilekçesi ile çekişmeli boşanma davası olarak yetkili ve görevli mahkemede açılır. Davacı eş, davalının zina yapmış olduğunu geçerli delillerle ispatlarsa, mahkeme çiftin zina sebebiyle boşanmasına karar verir.

Zina Nasıl İspatlanır?

Zinanın ispatı hususunda Medeni Kanun herhangi bir düzenleme yapmamıştır. Dolayısıyla genel ispat kurallarına göz atmak gerekir. Medeni Kanun’un 6. Maddesine göre taraflardan her biri hakkını dayandırdığı olguları ispatla yükümlüdür. Buradan hareketle zina iddiası ile boşanma davası açan davacı eş, davalının zina eyleminde bulunduğunu ispatla yükümlüdür.

Zina eski 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nda hapis cezasını gerektiren bir suç olarak düzenlenmişti. Dolayısıyla o dönemde zina eylemlerine polis marifetiyle suçüstü yaptırılabiliyor, yapılan bu suçüstüler zina sebebiyle boşanma davalarında delil olarak kullanılabiliyordu. Ancak zinanın yeni ceza kanunu ile suç olmaktan çıkarılması ile ispat araçları da değişmiştir. Zinanın ispat şekli genel olarak Yargıtay kararları ile şekillenmiştir diyebiliriz.

Örneğin Yargıtay davalının aynı işyerinde çalışan iş arkadaşıyla mesajlaşmasını,  mesai bitiminde onun arabasına binmesini zina için yeterli bir kanıt olarak görmemişken, kadının açtığı boşanma davasından feragat etmesinden sonra kocanın başkasıyla düğün yapıp evlenmesini zina olarak değerlendirmiştir. Başka bir kararında Yargıtay, kadının kocası işe gittikten sonra kocasının amcasını sabah eve almasını ve akşama kadar evde birlikte kalmalarını zina yapıldığına yeterli kanıt olarak değerlendirmiştir. Yargıtay’ın diğer yerleşik içtihadına göre eşlerden birinin yaptığı otel rezervasyonları da zina yapıldığına delalettir. Ayrıca zinanın sms, whatsapp kayıtları, skype kayıtları, facebook mesajlaşmaları gibi araçlarla da ispatı mümkündür. Eklemekte yarar vardır ki, Yargıtay teşebbüs aşamasında kalan zina eylemini de zina sebebiyle boşanma için yeterli bir olgu olarak değerlendirmiştir. Somut olayın özelliğine göre tanık da geçerli bir delil olabilmektedir.

Sonuç itibariyle zina iddiasının ispatında göz önünde bulundurulması gereken husus, mahkemece tam ispatın aranmadığı, zina eyleminin gerçekleştiğine yönelik kanaat oluşturmaya elverişli delillerin yeterli görüldüğüdür.

Davalının Zinayı İkrar Etmesinin İspata Etkisi

Boşanma davaları kamu düzeniyle ilişkilidir. Dolayısıyla taraf ikrarları, yani davalının zina yaptığına ilişkin mahkeme önünde verdiği kabul beyanı boşanma davalarında hâkimi bağlamaz. Hâkim tüm deliller gibi ikrarı da serbestçe değerlendirecek, zina eyleminin gerçekleştiğine yönelik kanaat oluşturursa boşanmaya karar verecektir.

Zina Eden Eşini Affeden Eşin Dava Hakkı Var Mıdır?

Bu husus Medeni Kanun’un 161. Maddesinin son fıkrasında düzenlenmiştir. İş bu düzenlemeye göre affeden eş dava hakkından yoksun kalacaktır. Zina eden eş affedilmişse dava hakkı sona erer.

Zina Sebebiyle Boşanmanın Sonuçları

Mahkeme zina sebebiyle tarafların boşanmasına karar verirse, boşanmada zina eylemini gerçekleştiren davalı kusurlu bulunmuş olacağından boşanmaya bağlı sonuçlarda da farklılık oluşacaktır. Zira maddi ve manevi tazminat talep edilebilmesi için talep eden tarafın boşanmada kusursuz veya karşı taraftan az kusurlu olması gerekir. Bu durumda davacı boşanmaya bağlı olarak maddi ve manevi tazminat talebinde bulunmuşsa, diğer şartlar da mevcutsa mahkeme davacı lehine maddi ve manevi tazminat ödenmesine hükmedecektir. Tarafların ortak çocukları varsa, velayet açısından da zina nedeniyle boşanmaya karar verilmiş olması, davacı lehine karar verilmesi ihtimalini arttıracaktır.

Zina Sebebiyle Boşanma Davasında Süre

Zina nedeniyle dava açma hakkı olan eşin bu hakkı, zina fiilini öğrenme tarihinden itibaren 6 ay, her halde zina fiilinin üzerinden 5 yıl geçmekle düşer. Bu süreler hak düşümü süreleridir. Mahkeme kendiliğinden davanın süresinde açılıp açılmadığını inceler. Süreler geçmişse dava reddedilir.

Zina Sebebiyle Boşanma Davasında Yetkili ve Görevli Mahkeme

Zina sebebiyle açılan boşanma davaları aile hukukuna ilişkin davalar olduğundan bu davalara bakmakla görevli mahkemeler Aile Mahkemeleridir. Aile mahkemesinin bulunmadığı yerlerde aile mahkemesi sıfatıyla Asliye Hukuk Mahkemeleri görevli olacaktır.

Yetkili mahkeme ise eşlerden birinin yerleşim yeri veya eşlerin davadan önce son defa 6 aydan beri birlikte oturdukları yer mahkemesidir.

Zina nedeniyle açtığınız boşanma davası, eşinizle anlaşmanız halinde anlaşmalı boşanma davasına dönüşebilir.

Anlaşmalı boşanma davasında merak ettiklerinizi  ANLAŞMALI BOŞANMA DAVASI linkine tıklayarak öğrenebilirsiniz.