Çek kanununda yapılan düzenlemelerin ticari hayata getirileri nelerdir?

Son günlerde sıklıkla duyduğumuz ve okuduğumuz üzere, Çek Kanununa yeni düzenlemeler getirilmiştir. Gelen bu düzenlemeler ile ticari hayatın, ekonominin, yatırım ortamlarının iyileştirilmesi amaçlanmaktadır.

Bilindiği gibi 2009 tarihinde yürürlüğe giren Çek Kanununda, karşılıksız çıkan çek için hapis cezası öngörülmekteydi. Uygulamada yaşananlar, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ile Anayasa ya aykırılık oluşturmuş bu nedenle ilgili düzenlemeler iptal edilmiş; netice itibari ile karşılıksız çek keşide eden sorumlular aleyhinde hapis cezası kaldırılmıştı.


Ticari hayatın gösterdiği gelişim, kanun koyucuyu bu konuda yeniden düzenleme yapma noktasına getirmiş olacak ki 15/07/2016 tarihinde ilgili kanunda yenilenmeye gidildi. Buna göre;

  • Bankalara, gerçek veya tüzel kişi adına açılması talep olunan çek hesaplarında bunların, sermaye şirketlerinde ayrıca yönetim organında görev yapanlar ile ticaret siciline tescil edilen şirket yetkililerinin çek hesabı açma yasağının bulunmadığı hususunu kontrol ederek yasağın bulunmadığına ilişkin sorgulama sonucunu muhafaza etme yükümlülüğü getirilmiştir.  Bankalar çek hesabı açtıkları kişiler ile çek hesabı sahibi tüzel kişi ise tüzel kişi tarafından bildirilen işlem yetkililerini sisteme kaydetmekle yükümlü hale getirilmiştir.
  • Bundan böyle çekler üzerine “karekod” uygulaması işlenecek ve lehine karekodlu çek düzenlenen lehdar, Türk Ticaret Kanununda belirtilen sisteme çeki kaydetmekle mükellef olacaktır.
  • Üzerinde yazılı bulunan düzenleme tarihine göre kanuni ibraz süresi içinde ibraz edilen çekle ilgili olarak “karşılıksızdır” işlemi yapılmasına sebebiyet veren kişi hakkında, hamilin şikâyeti üzerine, her bir çekle ilgili olarak, binbeşyüz güne kadar adli para cezasına hükmolunacak.  Ancak, hükmedilecek adli para cezası; çek bedelinin karşılıksız kalan miktarı, çekin üzerinde yazılı bulunan düzenleme tarihine göre kanuni ibraz tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi oranı üzerinden hesaplanacak faizi ile takip ve yargılama gideri toplamından az olamayacak.
  • İşbu davalara, hamilin şikayeti üzerine bakmaya yetkili Mahkeme, İcra Ceza Mahkemeleri olacaktır. Geçmiş düzenlemeye göre şikayetçi, Cumhuriyet Başsavcılığına bulunduğu suç duyurusu ile işlem başlatılabiliyor iken yeni düzenlemede doğrudan Mahkemeye başvurma hakkı tanınmıştır.
  • Mahkeme ayrıca, çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağına; bu yasağın bulunması halinde, çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağının devamına hükmedebilecek.
  • Yargılama sırasında da Mahkeme tarafından re’sen yani kendiliğinden koruma tedbiri olarak çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağına karar verilebilecek.
  • Çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı, çek hesabı sahibi gerçek veya tüzel kişi, bu tüzel kişi adına çek keşide edenler ve karşılıksız çekin bir sermaye şirketi adına düzenlenmesi durumunda ayrıca yönetim organı ile ticaret siciline tescil edilen şirket yetkilileri hakkında uygulanacak.
  • Koruma tedbiri olarak verilen çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı kararlarına karşı yapılan itirazlar bir üst merci tarafından incelenecek.
  • Bu davalar çekin tahsil için bankaya ibraz edildiği veya çek hesabının açıldığı banka şubesinin bulunduğu yer ya da hesap sahibinin yahut şikayetçinin yerleşim yeri mahkemesinde görülebilecek.
  • Haklarında çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı kararı verilenler, yasaklılıkları süresince sermaye şirketlerinin yönetim organlarında görev alamayacak, fakat hakkında yasaklama kararı verilenlerin mevcut organ üyelikleri görev sürelerinin sonuna kadar devam edebilecek.
  • Çek karşılığını ilgili banka hesabında bulundurmakla yükümlü olan tüzel kişi ise;  bu tüzel kişinin mali işlerini yürütmekle görevlendirilen yönetim organının üyesi, böyle bir belirleme yapılmamışsa yönetim organını oluşturan gerçek kişi veya kişiler, çek karşılığını banka hesabında bulundurmakla yükümlü olacaktır.
  • Karşılıksız kalan çek bedelinin, çekin üzerinde yazılı bulunan düzenleme tarihine göre kanuni ibraz tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faiz oranı üzerinden hesaplanacak faizi ile birlikte tamamen ödeyen kişi hakkında ve şikayetten vazgeçme halinde;
  1. a) Yargılama aşamasında mahkeme tarafından davanın düşmesine,
  2. b) Mahkûmiyet hükmünün kesinleşmesinden sonra mahkeme tarafından hükmün bütün sonuçlarıyla ortadan kaldırılmasına, karar verilecektir.
  •  31/12/2016 tarihinden sonra bankalarca çek hesabı sahiplerine 780 inci maddeye bu Kanunla eklenen hüküm gereğince bulunması gereken karekod ve seri numarası unsurlarını içermeyen çek yaprağı verilemeyecek ancak, 31/12/2016tarihinden önce basılan çeklerde bu unsurlar aranmayacaktır.

Yukarıda belirttiğim düzenlemeler ile amaçlanan,  ticari güven ortamını zedeleyen sorunların giderilmesi ve ticari hayatta itibarsızlaşan çeke olan güvenin yeniden sağlanmasıdır.

Yeni düzenlemenin eskisinden farkı; karşılıksız çek yaprağı için doğrudan hapis cezası yerine adli para cezasının hükmedilmiş olması, adli para cezasının ödenmemesi halinde hapis cezası ile karşı karşıya kalınacak olmasıdır. Düzenlemenin ruhundan anlaşılan, hapis cezasının disiplin hapsi hükmünde olacağı fakat adli sicil belgesinde kayıt oluşturacağıdır.

Belirtmekte fayda var; muhatap banka, çek hesabı açtırmak isteyen gerçek ve tüzel kişilerden adli sicil belgesi talep edecektir.

Hukukun iyi niyetle işlediği günler yaşamak dileğiyle..

Saygılarımla,

Av. Şaha Elif Ergin