Hayvan Haklarının Yetersizliği

Günümüzde ekolojinin inanılmaz bir şekilde tahribatı hayvan haklarının öne çıkmasını sağlamıştır. Aslında Hayvan hakları tanımı kategorisel olarak yanlış bir tanımdır. Çünkü hayvanların hak sahibi olabilmeleri günümüz hukukuna göre imkansızdır. Nitekim hak sahipleri haklarının korunmasını ve bu haklarının mütecevazi hareketlerin engellenmesini isteyebilmelidir. Bunu kendi yapabilecek idareye sahip değilse vasi'si veya kayyumu onun yerine bu hakların korunmasını isteyebilir. Hayvanlar için vasi ve kayyum tayini de mümkün olmadığından, hayvanlar hakların objesi değil sujesi olabilmektedir. Ancak bu durumu bu şekilde kestirip atmak ve hayvanları da herhangi bir eşya ile aynı konuma koymak kanımca ve bir çok hayvanseverce doğru bir tutum olmadığı gibi toplumda büyük sıkıntılara yol açmaktadır. Nitekim hayvanların korunması hakkında kanun gerek yaban hayvanlarını gerekse evcil hayvanları yeterli korumadığı ortadadır. Aynı şekilde TCK 151/2 'de yalnızca sahipli hayvanı(kasten) öldüren veya ona zarar verenin cezalandırılmasını öngörmüştür. Sokak kedilerinin ve köpeklerinin bu maddeye alınmaması büyük sorunlar doğurmaktadır. Ayrıca bu madde bilinçli taksirle işlenen öldürme veya sakat bırakma vs. gibi haksız fiilleri kapsamadığından özellikle şehir içinde, tabiri caizse, deli dana gibi dolaşan dikkatsiz ve bilinçsiz sürücüleri suçsuz konuma koymaktadır.
Kanun yapıcı bu durumlarla ivedilikle ele almalı ve toplumu bu denli rahatsız eden bu boşluğa bir çözüm bulmalıdır.