Ticaret hayatında haksız rekabetle nasıl başa çıkılır?

Birçok ticari işletmenin karşı karşıya kaldığı sorunlardan bir tanesi de haksız rekabettir. Bir ticari işletme yetkilisi böyle bir olayla karşı karşıya kaldığında nasıl bir tavır sergilemeli ve kendisine haksızlık eden tarafa ne tür davalar açmalıdır,  Bu konudaki bilgilerimi sizinle paylaşmak isterim.

Öncelikle, haksız rekabetin ne olduğunu bilmeliyiz. Alışılmadık bir durumla karşı karşıya kaldığımızda karşılaştığımız durumun “haksız rekabet” olduğunun farkında olmamız gerekir.

rekabet

Haksız rekabet;  ekonomik rekabetin aldatıcı hareket ve dürüstlük kurallarına aykırı olarak kullanılması demektir. 

Artık bilginin daha hızlı yayılıyor olması, insanların tek bir tıkla istedikleri her bilgiye ulaşmalarının kolaylaşması, rekabeti kızıştırmış ve rakipler tarafından çoğu zaman sosyal medya aracılığı ile ya da internet ortamında birtakım haksızlıklarla karşılaşmak mümkün hale gelmiştir.

Düşünün, sizden hizmet almak isteyen müstakbel bir müşteri, sizin hizmetinizle ilgili olarak araştırma ve inceleme yaparken, firmanızın adının geçtiği olumsuz yorumların ya da şikayetlerin yapıldığı birçok paylaşıma anında ulaşabilir. Ve takdir edilmelidir ki; söz konusu paylaşımların yapılması ve yayılmasının denetlenmesi her zaman mümkün değildir. Bu durumda; böyle bir reklamdan haberdar olunduğunda yaratılan olumsuz imajı hukuken engellemek için geç kalmadan harekete geçmek gerekir.

Biraz önce de izah ettiğim gibi İnternet ortamında yapılan bir paylaşımın geçen her saniye ulaştığı insan sayısının tahmin edilmesi çok güçtür.  Dolayısıyla olumsuz imajın yaratılması demek ticari işletmeler için ekonomik anlamda büyük bir darbe demektir.

Peki, “aldatıcı hareket ve dürüstlük kurallarına aykırı” demekle kastedilen nedir?

Türk Ticaret Kanunu ve sair mevzuat hükümleri, müşterilerle ticari işletmeler arasındaki ilişkiyi etkileyen her türlü aldatıcı davranışı, incitici açıklamaları, kötülemeleri, haksız tüm eylemleri, haksız rekabet  kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini söylemektedir.

Örnek verecek olursak; en meşhur sosyal medya sitesinde ticari işletmeniz adına açılan ve yöneticisinin kim olduğu belli olmayan ( çoğu zaman yapılan eylemin hukuka aykırı olduğunun ve eylemin suç teşkil ettiğinin farkında olan kimseler, kimliklerini gizlemeyi tercih ederler.) kişilerin; adı geçen ticari  işletmenin faaliyetlerinin haksız olduğunu, aslında niyetinin dürüst olmadığını, art niyetli olduğunu, salt amacın para toplamak ama layıkıyla hizmet vermek olmadığını anlatmakta; hizmetlerin, projelerin, ürünlerin sahte olduğunu paylaşmakta ve hatta bunları tartışmaya mahal vermeyecek şekilde fotoğraflarla desteklemekte! Bu şekilde her geçen gün ilgili sayfanın takipçi sayısı artmakta,  müstakbel müşteriler sayfayı ziyaret ederek şirket ve faaliyetleri ile ilgili olumsuz fikirlere kapılmakta ve paylaşımları paylaşmaya devam etmekte olduklarını bir düşünelim.

Bu paylaşımların ne kadar sürede kaç kişiye ulaşacağının, sarsılan itibarın, kötü şöhretin hangi boyutlara varacağının, ekonomik açıdan nasıl bir zarara uğranacağının farkında mısınız ?

Bu durumda hemen aksiyon alınmalı ve bu durum adli yargıya intikal ettirilmelidir. Peki neler yapılabilir ?

Haksız olarak itibarı zedelenen tüzel kişi yöneticisi;  vakit kaybetmeden söz konusu fiilin haksız olup olmadığını tespit ettirmeli, söz konusu paylaşımları yapanlarla ilgili suç duyurusunda bulunmalıdır.  ( yasalarda haksız rekabet fiilini işleyenler aleyhine 2 yıla kadar hapis cezası öngörülmektedir. )

Akabinde vakit kaybetmeden ticari işletmenin uğradığı maddi ve manevi zararların tazmini için tazminat davası açılmalıdır. ( Tazminat davasının zaman aşımı süresi 1 yıldır.)

Adli yargı bu tip davalarla ilgili çeşitli ve lehe kararlar vermekte ve haksız rekabetin tespit edilmesi durumunda aykırı davrananları tazminata mahkum etmektedir.

İtibarı son derece sarsılan bir ticari şirketin bu yola başvurmasının, durumu tespit ettirmesinin ve dış dünyada kendini korumuş olmasının maddi ve manevi açıdan son derece önemli olduğu tartışmasızdır. 

Yukarıda da izah etmeye çalıştığım gibi; büyük emekler verilerek kurulan işler, yapılan yatırımlar ve üretilen ürünlerin salt rekabet kurallarının dürüstlük kurallarının dışında hareket eden kişiler nedeniyle zarar görmemesi için bilinçli olmalı ve haksız rekabet karşısında haklarımızın neler olduğunu bilmeliyiz.

Umarım faydalı olmuştur.


Saygılarımla,

Av. Şaha Elif ERGİN