İhtiyati Tedbir Kararları

Türk hukukunda kişiler haklarını yargı eliyle ararlar. Hukuki bir uyuşmazlık söz konusu olduğunda uyuşmazlığa taraf olan kişi Türk hukuk mahkemelerinde dava açmak suretiyle hakkını gerçekleştirmeye çalışır. Her davayla ilgilenecek yargı yolu ve görevli mahkemenin tespiti Usul Hukuku mevzuatı çerçevesinde belirlenir. 

Türk hukukunda yargılama sisteminin yavaş işlediği bilinen bir gerçektir. Bu durumun sebepleri arasında gerek personel yetersizliği gerek ilgilenilmesi gereken dosya sayısının çokluğu gösterilebilir. Adliyelerdeki personeller her ne kadar ellerinden geleni yapsalar da her işe yetişememektedirler. Sonuç olarak yargı yavaş işler, dolayısıyla bireyler çoğunluk davalarda haklarına uzunca bir yargılama sürecinden geçerek ulaşırlar.



Yargılamanın yavaş işlemesi dolayısıyla kişinin hakkına bir an önce ulaşabilmesinin mümkün olmaması birtakım somut olaylarda geri dönülmesi mümkün olmayan gelişmelere sebebiyet verebilmektedir. Taşınmaz tapu tescil davalarından örnek vermek gerekirse, mahkemede dava açarak somut olaya konu olan taşınmazı mülkiyetine geçirmek isteyen taraf, yargılama uzun sürdüğü ve hükmün verilmesi zaman aldığı için hâlihazırda mülkiyeti elinden bulunduran karşı taraf malikin mülkiyeti bir başkasına devretmesiyle hakkını elde edememektedir. Türk hukuk sisteminde bu konuda oluşabilecek hak mahrumiyetlerinin önüne geçebilmek için ihtiyati tedbir uygulaması yürürlükte bulunmaktadır. Taşınmazın devrinin tapuda önlenmesi, üzerinde her türlü tasarrufun yasaklanması gibi sınırsız şekilde ve konuda ihtiyati tedbir kararı verilmesi imkânı vardır.

Davanın kazanılması, dava konusu mala kavuşmak için dava sırasında veya öncesinde alınması gereken tedbirlere ihtiyati tedbir denir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu uyarınca; mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir(HMK m. 389/1).

İhtiyati tedbire karar verilmesi görevli ve yetkili mahkemeye (görevli ve yetkili mahkemenin tespiti dava şartıdır ve bu hususlarda mahkeme doğru tespit edilmezse dava usulden reddedilir) verilecek bir dilekçeyle istenir. Bunun üzerine derhal ve ivedi olarak iki taraf davet edilip gelmeseler bile karar verilir. İki tarafın gelmemesi demek, mahkemenin uyuşmazlığın taraflarının beyan ve savunmalarını dinlemeden karar vermesi anlamına gelir. Beyanı dinlenmeden bir kişi hakkında karar verilmesi normalde anayasa ile koruma altına alınan adil yargılanma hakkına mutlak aykırılık teşkil ederdi ancak ihtiyati tedbire konu olan vaziyetlerde standart prosedürün dışında vakalar cereyan etmektedir.

İhtiyati tedbir kararları ara karar niteliğindedir. Arar karar olması sebebiyle dava hakkında kesin hüküm verilmeden temyiz edilemez, davanın sonuçlanmasının beklenmesi gerekir.

Samet Kaan Sağ