ORTAK VELAYETİN TÜRK HUKUKU AÇISINDAN DEĞERLENDİRİLMESİ

ORTAK VELAYETİN TÜRK HUKUKU AÇISINDAN DEĞERLENDİRİLMESİ

ESKİŞEHİR BOŞANMA AVUKATI / VELAYET HUSUSU / AV. BURCU KABAAAĞAÇ KAYA

         Tarafların boşanması kararı alınması ile birlikte ortaya çıkan en önemli sorunlardan birinin ortak çocuklarının velayeti hususu olduğu açıktır.

         Anayasa’nın 90. Maddesi gereğince, usulüne göre yürürlüğe konulmuş milletlerarası andlaşmalar ‘kanun’ hükmünde olup, Usulüne göre yürürlüğe konulmuş temel hak ve özgürlüklere ilişkin milletlerarası andlaşmalarla kanunların aynı konuda farklı hükümler içermesi nedeniyle çıkabilecek uyuşmazlıklarda milletlerarası ‘andlaşma’ hükümlerine göre karar verilmesi zorunludur.

         Türkiye’nin 14 Mart 1985 tarihinde imzaladığı “11 No’lu Protokol ile Değişik İnsan Haklarını ve Ana Hürriyetleri Korumaya Dair Sözleşme’ye Ek 7 No’lu Protokol”ün onaylanmasının 25 Mart 2016 tarihli Resmî Gazete'de yayınlanan 6684 sayılı kanunla uygun bulunmuştur. Ek 7 No’lu Protokol”ün 5. maddesi ise "Eşler evliliğin sona ermesi durumunda, çocukları ile ilişkilerinde medeni haklar ve sorumluluklardan eşit şekilde yararlanırlar" hükmüne havi olup, bu hüküm ile velayetin anne ve babaya ortak verilmesinin yolu açılmıştır.

         Ancak ortak velayet kararının verilebilmesi için, bazı önemli hususlar bulunmakta olup, ‘ÇOCUĞUN GÜVENLİĞİ ve ÜSTÜN YARARI’nın dikkate alınarak hüküm kurulması temel kriter olacaktır, kanaatindeyiz.