Hukuk Stajyerliği Sorunu

Birçoğumuz hukuk fakültelerine idealist amaçlarla geliyoruz. Bilhassa hukukun havasını attığımız ve yeni yeni terimlerle tanıştığımız, stajyerlikten, avukatlığın ilk yıllarından bihaber olduğumuz o ilk yıllar hukukun en güzel yıllarıdır. Nedense hukuk fakültesini kazandığımızda kendimizi hep geçim derdi olmayan saygın avukatlar, hakimler veya savcılar olarak hayal ederiz. Evet. Hukuk çalışmayı seven, hırslı, başarılı insanlar için gerçekten öyledir ama bu mesleğin sorunları olduğunu göz ardı edemeyiz. En başta da hukuk stajyerliği en önemli sorun olarak gözüküyor.

Burada stajyerliğin sorunları birkaç başlık altında incelebilir.
     
Ekonomik sorunlar:

  • Avukatlığın ilk altı ayında yapılan adliye stajı süresi boyunca avukatların herhangi bir gelir getirici işte çalışması yasaktır. Bu sorunu çözmek amacıyla stajyer avukatlar için çıkarılan baro pullarından kazanılan gelirle yine stajyer avukatlara kredi verilerek mesleğini yapmaya başlamadan stajyer avukatlar borçlandırılmaktadır. Hakim ve savcı adayları stajyerlik döneminde ciddi maaşlar alırken avukatların stajyerlik döneminde para getirici bir işte çalışması bile yasaktır.
  • İkinci altı aylık dönem ise bir avukatın yanındaki staj dönemidir. Ne yazık ki işveren avukatlar stajının ilk altı ayını tamamlamış stajyer avukatları ucuz iş gücü olarak görürler. Stajyer avukatlar asgari ücretin altında rakamlara çalışmak zorunda kalırlar. 

Sosyal güvencenin olmaması:
  • Sigortasız çalışmanın ve çalıştırmanın yasak olduğu bir hukuk devletinde, hukukun en temel yapı taşlarından olan avukatların azımsanmayacak bir süre boyunca stajyerlikleri döneminde sosyal güvencesinin olmaması çok büyük bir çelişkidir.
Stajın niteliksizliği:
  • Avukatların ilk altı aylık adalet saraylarındaki staj deneyimlerine baktığımızda hakimlerin iş gücü çokluğundan veya dikkate değer görmemelerinden kaynaklı stajyer avukatlarla yeteri kadar ilgilenmediklerini görüyoruz. Mesleğe uygun bir staj döneminden çok evrak işleri ile uğraştırıldıklarını birçok stajyer avukat dile getiriyor.
  • İkinci altı aylık dönemde ise durum yine değişmiyor adliyeden adliyeye koşma, dosya getirip  götürme, hatta işveren avukatın kişisel işleri gibi angarya işleri yaptığı görülüyor. İşveren avukata burada düşen en önemli yükümlülük bir zamanlar kendisinin de stajyer olduğunu unutmamasıdır.

Burada çözüm için önümüzde en önemli belki de tek tüzel kişilik, kamu niteliğinde meslek kuruluşu olan barodur. Bu nedenle baroların mesleğe teşvik ve mesleğin niteliklerinin arttırılması için stajyerliğe özellikle önem vermesi beklenmektedir.

Sorunun çözümü ile ilgili yapılacak işler izlenecek yollar herkes tarafından yıllardır söyleniyor, söylenmeye de devam ediliyor. Bunları burada yazmak tekrar etmekten başka bir işe yaramayacaktır burada baroların üstüne düşen görev öncelikle siyasilikten uzak durmak ve harekete geçmektir. Çok ciddi nüfuzları bulunan bu yapıların doğru yönlendirildikleri takdirde avukatların, stajyerlerin sorunlarına çözüm bulması hayal değildir.