Yasal Mirasçılar ve Mirasta Saklı Pay

Ölen bir kimsenin malvarlığının ne şekilde paylaşılacağı Türk Medeni Kanunu Miras Hukukunu Düzenleyen Üçüncü Kitabında düzenlenmiştir.

Kural olarak herkesin kendi mal varlığı üzerinde tasarruf yetkisi vardır. Bu yetkiyi ölüme bağlı kazandırmalar yoluyla ölümden sonrası için de kullanabilir. Kişi, ölümünden sonra malvarlığının nasıl paylaşılmasını istediğini sağlığında düzenleyeceği bir vasiyetname ile belirleyebilir ve istediği kişiyi mirasçı olarak atayabilir. Genel olarak ölüme bağlı tasarrufların tek kısıtlaması saklı pay sahibi mirasçıların bu haklarının ihlal edilmemesi kuralıdır. Yasal mirasçılık ise, böyle bir tasarrufun olmadığı, yani bir vasiyetnamenin bulunmadığı durumlarda ölen kişinin malvarlığının kimlere intikal edeceğini düzenleyen bir kurumdur. 

1. YASAL MİRASÇILAR 

a) Altsoy: 

Ölen kişinin yasal mirasçılarının kimler olduğu ve bunların yasal miras hakları oranları Türk Medeni Kanunu (TMK) 495 ve devam eden maddelerinde düzenlenmiştir. Buna göre “Mirasbırakanın birinci derece mirasçıları, onun altsoyudur. Çocuklar eşit olarak mirasçıdırlar.” TMK 498. Maddesinin “evlilik dışında doğmuş ve soybağı, tanıma veya hâkim hükmüyle kurulmuş olanlar, baba yönünden evlilik içi hısımlar gibi mirasçı olurlar” şeklindeki düzenlemesine göre evlilik dışı doğmuş çocukla evlilik içi doğmuş çocuk arasında miras hakkı bakımından bir fark bulunmamaktadır. Yine TMK 500. Madde düzenlemesine göre “Evlâtlık ve altsoyu, evlât edinene kan hısımı gibi mirasçı olurlar.” 

Kanun düzenlemesine göre, miras bırakandan önce ölen çocuğun yerini, kendi alt soyu alacaktır. Yani, miras bırakanın çocuğu kendisinden önce ölmüş ise ölen çocuğun miras payı, miras bırakanın ölen çocuğundan olan torununa kalacaktır. 

Miras bırakanın alt soyunun sağ kalan eş ile birlikte mirasçı olması durumunda, altsoyun miras payı, tüm mirasın dörtte üçüdür. Sağ kalan eşin bulunmaması durumunda ise mirasın tamamı altsoya kalır. 

b)Üstsoy: 

TMK 496. Maddeye göre “Altsoyu bulunmayan mirasbırakanın mirasçıları, ana ve babasıdır.”Görüldüğü gibi, üst soyun yasal miras hakkı ancak, miras bırakanın alt soyu olmaması koşuluna bağlıdır. Miras bırakanın çocuğunun ya da torunlarının bulunması halinde anne baba yasal mirasçı olamayacaktır. Alt soyu bulunmayan miras bırakanın anne babasının kendisinden önce ölmüş olması durumunda ise bunların yerini kendi alt soyları alacaktır. “Mirasbırakandan önce ölmüş olan ana ve babanın yerlerini, her derecede halefiyet yoluyla kendi altsoyları alır.” Bu durumda anne babanın yasal miras payları anne veya babadan, onların çocuklarına yani, miras bırakanın kardeşlerine geçecektir. 

TMK 497. Maddede ise, büyük ana ve büyük babanın yasal mirasçılık durumu “Altsoyu, ana ve babası ve onların altsoyu bulunmayan mirasbırakanın mirasçıları, büyük ana ve büyük babalarıdır”şeklinde düzenlenmiştir. Yani, bu düzenlemeye göre, büyük ana ve büyük babanın miras hakkına sahip olabilmesi, sayılan daha yakın derecedeki mirasçılarının bulunmamasına bağlıdır. Büyük ana ve baba saklı pay sahibi mirasçılardan değildir. 

c) Sağ Kalan Eş: 

Sağ kalan eşin yasal miras payı, birlikte mirasçı olduğu zümreye göre değişmektedir. TMK madde 499 düzenlemesine göre, sağ kalan eş, altsoy ile birlikte mirasçı olursa mirasın dörtte biri; ölenin ana ve baba ya da zümresiyle birlikte mirasçı olursa mirasın yarısı; büyük ana – büyük baba veya onların çocukları ile birlikte mirasçı olursa mirasın dörtte üçüne sahip olur. Eğer bu mirasçıların hiçbiri hayatta değilse mirasın tamamı eşe kalır. 

TMK düzenlemesine göre yasal mirasçılar bu şekilde belirlenmiştir. Eğer bir kimsenin bu sayılan mirasçıları bulunmuyor ve ölüme bağlı bir tasarrufla mirasçı da atamamışsa 501. Madde düzenlemesine göre, miras devlete geçer. 


2. MİRASTA SAKLI PAY 

Mirasta saklı pay konusu, ölüme bağlı tasarruflar kısmının, tasarruf özgürlüğü bölümünde düzenlenmiştir. Bunun sebebi saklı pay kurumunun bu özgürlüğe getirilmiş bir sınırlama teşkil etmesindedir. 

Kural olarak herkes malvarlığı üzerinde ölüme bağlı tasarruf yetkisine sahiptir. Bunun yaygın biçimi de ölümünden sonra mirasın ne şekilde paylaşılacağını belirleyen bir vasiyetname hazırlamaktır.Vasiyetnamenin geçerlilik şartları kanunun ilgili bölümünde düzelenmiş olmakla birlikte, geçerli bir vasiyetnamenin uygulanabilmesinin şartlarından birisi de miras bırakanın, saklı pay sahiplerinin bu haklarını ihlal etmemiş olmasıdır. Miras bırakanın iradesinin olabildiğince uygulanabilmesi ve işlemin ayakta tutulması ilkesi gereğince, bu saklı pay hakkını ihlal eden vasiyetnameler doğrudan geçersiz sayılmaz. Kanunun aradığı geçerlilik şartlarını içeren vasiyetnameler, saklı paylardan geri kala tereke kısmı bakımından ayakta kalır ve geçerliliğini korur. 

TMK’ da belirlenen her yasal mirasçının saklı pay hakkı mevcut değildir. Saklı pay sahibi mirasçılar TMK 506. Maddede sayılmıştır. Buna göre saklı pay sahibi mirasçılar, altsoy (çocuklar ve ölmüş olmaları halinde onların yerine geçen halefleri), ana ve baba ve sağ kalan eş mirasta saklı pay sahibi olan mirasçılardır. Medeni Kanunu’nda 2007 yılında yapılan değişiklikle kardeşin saklı pay hakkı kaldırılmıştır. 

a) Altsoyun Saklı Payı: 

TMK düzenlemesine göre altsoyun saklı pay oranı, yasal miras hakkının yarısıdır. Yani miras bırakanın sağ kalan eşi yoksa mirasın tamamı yasal olarak altsoya kalacağından, bu durumda altsoyun saklı payı tüm mirasın yarısı olacaktır. Sağ kalan eşin, alt soy ile birlikte mirasçı olması durumunda ise alt soyun miras hakkı dört üç olacağından, saklı payı sekizde üç olacaktır. 

b) Ana ve Babanın Saklı Payı: 

TMK düzenlemesine göre saklı pay “Ana ve babadan her biri için yasal miras hakkının yarısıdır.”Ana ve babanın yasal miras hakkının, miras bırakanın alt soyu olmadığı durumlarda söz konusu olacağını belirtmiştik. Altsoyu bulunan miras bırakanın ana – babası yasal miras hakkına sahip olamayacağından bu durumda saklı payları da olmayacaktır. Ancak alt soyu bulunmayan miras bırakanın sağ kalan eşi yoksa ana – baba eşit şekilde mirasın tamamına hak kazanacağından bunların saklı payı toplamı tüm mirasın yarısı olacaktır. Ana ve babanın sağ kalan eşle birlikte mirasçı olması durumunda ise yasal miras hakları mirasın yarısı olacağından, saklı payları da bu oranın yarısı yani mirasın dörtte biri olacaktır. 

c) Sağ Kalan Eşin Saklı Payı: 

Sağ kalan eşin yasal miras hakkının, birlikte mirasçı olduğu zümreye göre değiştiğini gördük. Sağ kalan eşin saklı pay oranı da yine birlikte mirasçı olduğu zümreye göre değişmektedir. TMK düzenlemesine göre “Sağ kalan eş için, altsoy veya ana ve baba zümresiyle birlikte mirasçı olması hâlinde yasal miras payının tamamı, diğer hâllerde yasal miras payının dörtte üçü” saklı pay hakkıdır. Buna göre; 

Sağ kalan eş alt soy ile birlikte mirasçı olursa, yasal miras hakkı, tüm mirasın dörtte biri oranında olacağından, saklı payı da bu oranda olacaktır. 

Sağ kalan eş, ana – baba zümresi ile birlikte mirasçı olursa, yasal miras hakkı tüm mirasın yarısı olacağından yine bu hakkın tamamı saklı payı olacaktır. 

Diğer hallerde; 
Büyük ana – büyük baba veya onların çocuklarıyla birlikte mirasçı oluyorsa yasal miras hakkı tüm mirasın dörtte üçü oranında olduğundan saklı payı, bunun dörtte üçü, yani on altıda dokuzu; 

Sağ kalan eş tek başına yasal mirasçı oluyor ise, tüm mirasın dörtte üçü saklı pay olacaktır. 

Ölüme bağlı tasarruf işlemi yapmamış, öreğin vasiyetname ile mirasçı atanmamış veya miras paylaşımı düzenlenmemişse; miras kanunda öngörülen yasal mirasçılar arasında ve bu oranlarda paylaşılacaktır. Saklı pay hakkı ise ancak ölüme bağlı tasarruf işleminin yapılmış olması durumunda devreye girecektir. Miras bırakan, malvarlığının ancak saklı paylar dışında kalan kısmı üzerinde ölüme bağlı tasarruf yapabilecektir.