Elektrik Faturalarında Kayıp-Kaçak Bedeli Geri Alınabilir Mi?

Yıllarca kayıp/kaçak bedeli elektrik faturalarına yansıtılmıştır. Öncelikle bunun sanılanın aksine elektrik sektöründeki özelleşmeyle başlamadığını daha önceden gelen bir uygulama olduğunu fayda görüyorum. Öncelikle süreç elektrik abonelerinden tahsil edilen kaçak/kayıp bedeli hakkında verilen tüketici sorunları hakem heyeti kararının itirazen kaldırılması istemine ilişkindir. Burada hakem heyetinin kararı alınmış olunan kayıp/kaçak bedelinin davalıya iade edilmesine ilişkindir.

Yargıtay kararı, Enerji Piyasası Düzenleme Kurulunun elektrik faturalarında bulunacak ve ücretlendirilecek tarife unsurlarını belirleme yetkisinin 1 kw elektrik enerjisinin tüketicilere ulaşıncaya kadarki maliyet ve kar payı olup, Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu’na sınırsız bir fiyatlandırma unsuru belirleme yetkisi ve görevi vermediğini belirtmiştir



Bununla birlikte elektrik enerjisinin nakli esnasında meydana gelen kayıp ile başka kişiler tarafından hırsızlanmak suretiyle kullanılan elektrik bedellerinin, kurallara uyan abonelerden tahsili yoluna gitmek hukuk devleti ve adalet düşünceleri ile bağdaşmamaktadır ifadesini de kullanmışlardır. Uygulama yasasının 38. Maddesi’nde bulunan cezaların şahsiliği prensibiyle de uyuşmamaktadır. Ayrıca bu hal  Yargıtay’ın kararında belirtildiği gibi, parasını her halükarda tahsil eden davacı Kurum’un çağın teknik gelişmelerine ayak uydurmasına engel olur, yani davacı kendi teknik alt ve üst yapısını yenileme ihtiyacı duymayacağı gibi; elektriği hırsızlama suretiyle kullanan kişilere karşı önlem alma ve takip etmek için gerekli girişimlerde de bulunmasını engeller.

Bu kararla birlikte izlenecek yol: faturaları 2 bin Türk Lirasının altında olan aboneler, kayıp-kaçak parasını alabilmek için Yargıtay’ın son kararını emsal gösterip Tüketici Sorunları Hakem Heyeti’ne başvuracak. Aboneler, hem halen tahsil edilen kayıp-kaçak bedeli için tedbir isteyecek hem de geçmiş 10 yıllık bedelin iadesini talep edecek. Heyetin aboneyi haklı bulması durumunda, eğer dağıtım şirketi karara itiraz ederse konu Tüketici Mahkemesi’ne taşınacak. Tüketici Mahkemesi’nin Tüketici Sorunları Hakem Heyeti’nin verdiği karara yapılan itirazı reddetmesi durumunda dağıtım şirketi ısrarını sürdürürse dava temyiz için Yargıtay’a gelecek.

Buraya kadar her şey vatandaşın hakkını korumaya yönelik ve hukuk devleti çerçevesinde umut vaat eden şekilde gerçekleşmiştir.

Fakat 28 Ocak'ta meclise sunulan kanun tasarısında: 
Dağıtım tarifeleri; dağıtım sistemi işletim maliyeti, teknik ve teknik olmayan kayıp maliyeti, kesme-bağlama hizmet maliyeti, sayaç okuma maliyeti, reaktif enerji maliyeti gibi dağıtım faaliyetinin yürütülmesi kapsamındaki tüm maliyet ve hizmetleri karşılayacak bedellerden oluşacak. Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce açılmış olan her türlü ilamsız icra takibi, dava ve başvurular hakkında bu hükümler uygulanacak.’ 
ifadesi aynen kullanılmıştır.
Bu nedenle, yukarıda bahsettiğimiz kararlar ve dilekçe yolu ile geri alınabilmesinin önü kesilmiştir. Burada kayıp/kaçak bedelinin ödenmemesi hakkında savunulan görüş; "10 yıllık kayıp/kaçak bedelinin miktarı ve elektrik abonelerinin fazlalığı göz önüne alındığında şirketler tarafından karşılanamayacak bir mali yükün ortaya çıktığı" üzerine kuruludur. Ancak bu mali yükün ne ölçüde vatandaşın probleminin olup olmadığı tartışılır.

Bundan sonra izlenecek yol Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuru ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne başvurudur. Bu mahkemelerin kararına göre sonuç tekrardan şekillenebilir lakin, şu an için mevcut yasa tasarısına göre kayıp/kaçak bedelinin geri ödenmesi söz konusu değildir. 

Semih Reka